
Zeytinyağı, binlerce yıldır insanlık tarihinde sadece bir gıda maddesi olarak değil, aynı zamanda şifa, güzellik ve kültürel bir simge olarak da önemli bir yer tutmaktadır. Akdeniz diyetinin vazgeçilmez bir parçası olan bu altın sıvı, modern bilim tarafından da desteklenen sayısız sağlık faydasıyla günümüz beslenme alışkanlıklarında giderek daha fazla öne çıkmaktadır. Bu kapsamlı rehberde, zeytinyağının derinliklerine inerek, onun gizemli dünyasını, sağlık üzerindeki etkilerini, mutfaktaki doğru kullanım biçimlerini ve seçim yaparken dikkat etmeniz gerekenleri detaylı bir şekilde ele alacağız. Amacımız, size zeytinyağı konusunda güvenilir, bilimsel verilere dayalı ve pratik bilgiler sunarak, bu değerli besini yaşamınıza daha bilinçli bir şekilde dahil etmenize yardımcı olmaktır.
- 1. Öne Çıkanlar
- 2. Zeytinyağı Nedir? Kısaca Tarihi ve Önemi
- 2.1. Zeytinyağı Çeşitleri ve Kalite Farkları
- 3. Zeytinyağının Bilimsel Olarak Kanıtlanmış Sağlık Faydaları
- 3.1. Kalp Sağlığına Katkıları: Kolesterol ve Damar Dostu
- 3.2. Güçlü Antioksidan Deposu: Hücreleri Koruma Kalkanı
- 3.3. Anti-enflamatuar Özellikler: Kronik Hastalıklarla Mücadele
- 3.4. Diyabet Yönetimi ve Kan Şekeri Kontrolü
- 3.5. Sindirim Sistemi Sağlığı ve Bağırsak Mikrobiyotası
- 3.6. Kemik Sağlığı ve Osteoporoz Riskinin Azaltılması
- 3.7. Cilt ve Saç Sağlığı İçin Doğal Bir İksir
- 4. Zeytinyağını Mutfakta Doğru Kullanım Rehberi
- 4.1. Pişirme Yöntemlerine Göre Zeytinyağı Seçimi
- 4.2. Saklama Koşulları: Zeytinyağınızın Ömrünü Uzatın
- 5. Zeytinyağı ve Akdeniz Diyeti: Bir Yaşam Tarzı Seçimi
- 6. Zeytinyağı Alırken Nelere Dikkat Etmeli?
- 7. Sonuç
- 8. Sıkça Sorulan Sorular
- 8.1. Zeytinyağı ne kadar tüketilmeli? Günlük önerilen miktar nedir?
- 8.2. Zeytinyağı kilo aldırır mı?
- 8.3. Zeytinyağı ile yemek pişirmek zararlı mı?
- 8.4. Gerçek zeytinyağını sahtesinden nasıl ayırt edebilirim?
- 8.5. Zeytinyağının son kullanma tarihi geçerse ne olur?
Öne Çıkanlar
- Sızma Zeytinyağı En İyisidir: Tüm zeytinyağı türleri arasında, en düşük serbest yağ asitliğine sahip olan ve hiçbir kimyasal işlemden geçmeyen sızma zeytinyağı (extra virgin olive oil), en yüksek besin değerini ve antioksidan içeriğini sunar.
- Kalp Sağlığının Anahtarı: Zeytinyağının ana bileşeni olan tekli doymamış yağ asitleri (özellikle oleik asit), kötü kolesterolü (LDL) düşürürken iyi kolesterolü (HDL) yükseltmeye yardımcı olarak kalp krizi ve felç riskini önemli ölçüde azaltır.
- Antioksidan ve Anti-enflamatuar Güç: Zeytinyağı, başta polifenoller ve E vitamini olmak üzere güçlü antioksidanlar içerir. Bu bileşenler, vücuttaki serbest radikallere karşı savaşır ve kronik iltihaplanmayı azaltarak birçok hastalığa karşı koruma sağlar.
- Çok Yönlü Kullanım: Zeytinyağı, sadece salatalara lezzet katmakla kalmaz; doğru türü seçildiğinde kızartma, fırınlama ve soteleme gibi çeşitli pişirme yöntemlerinde de güvenle kullanılabilir. Ayrıca cilt ve saç bakımında da doğal bir destektir.
Zeytinyağı Nedir? Kısaca Tarihi ve Önemi
Zeytinyağı, zeytin ağacının (Olea europaea) meyvesi olan zeytinlerin sıkılmasıyla elde edilen doğal bir yağdır. Tarihi M.Ö. 4000’li yıllara kadar uzanan zeytinyağı, Akdeniz havzasında ortaya çıkmış ve medeniyetlerin gelişiminde önemli bir rol oynamıştır. Antik Yunan’da “sıvı altın” olarak anılan zeytinyağı, sadece gıda olarak değil, aydınlatma, ibadet, ilaç ve kozmetik amaçlarla da kullanılmıştır. Özellikle Girit, İtalya, İspanya, Yunanistan ve Türkiye gibi Akdeniz ülkelerinde zeytin ağacı ve zeytinyağı, kültürel kimliğin ve sağlıklı yaşamın ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Günümüzde de Akdeniz diyetinin temel taşlarından biri olan zeytinyağı, dünya genelinde sağlıklı beslenme bilincinin artmasıyla birlikte popülaritesini sürdürmektedir.
Zeytinyağı Çeşitleri ve Kalite Farkları
Zeytinyağının kalitesi ve türü, zeytinin hasat edilmesinden sıkım yöntemine, hatta saklama koşullarına kadar birçok faktöre bağlıdır. Türkiye’deki ve uluslararası standartlara göre zeytinyağları genellikle aşağıdaki ana kategorilere ayrılır:
- Natürel Sızma Zeytinyağı (Extra Virgin Olive Oil): En yüksek kaliteye sahip zeytinyağıdır. Doğrudan zeytinlerden, sadece mekanik veya fiziksel yöntemlerle, hiçbir kimyasal işlem görmeden, soğuk sıkım tekniğiyle elde edilir. Serbest yağ asitliği oleik asit cinsinden genellikle %0.8’in altındadır. Meyvemsi, acı ve yakıcı tadın dengeli olduğu, yoğun aromaya sahip, besin değeri en yüksek olan türdür. Salatalar, soğuk mezeler ve yemeklere sonradan eklemeler için idealdir.
- Natürel Birinci Zeytinyağı (Virgin Olive Oil): Natürel sızma zeytinyağına benzer şekilde elde edilir ancak serbest yağ asitliği oleik asit cinsinden %2.0’nin altındadır. Natürel sızma kadar yoğun aromaya sahip olmasa da yine yüksek besin değerine sahiptir ve yemeklerde kullanılabilir.
- Rafine Zeytinyağı (Refined Olive Oil): Asitliği yüksek veya kusurlu natürel zeytinyağlarının kimyasal işlemlerle (rafinasyon) arındırılması sonucu elde edilir. Bu işlemler sırasında zeytinyağının tadı, rengi ve kokusu büyük ölçüde giderilir, aynı zamanda faydalı bileşenlerinin bir kısmı da kaybolur. Genellikle daha nötr bir tada sahiptir.
- Riviera Zeytinyağı (Pure Olive Oil/Olive Oil): Rafine zeytinyağı ile az miktarda natürel sızma veya natürel birinci zeytinyağının harmanlanmasıyla elde edilir. Rafine yağın dayanıklılığına, natürel yağın ise az da olsa tadına ve aromasında sahiptir. Genellikle kızartma gibi yüksek ısı gerektiren pişirme işlemlerinde tercih edilir.
- Prina Yağı (Olive Pomace Oil): Zeytin sıkıldıktan sonra kalan posadan (pirina) kimyasal çözücüler kullanılarak elde edilen yağdır. Yenilebilir hale getirmek için rafinasyon işleminden geçirilir. Besin değeri en düşük olan türdür ve gıda sektöründe daha çok endüstriyel amaçlarla kullanılır.
Zeytinyağının Bilimsel Olarak Kanıtlanmış Sağlık Faydaları
Zeytinyağının sağlık üzerindeki olumlu etkileri, özellikle Akdeniz diyetinin popülaritesiyle birlikte, sayısız bilimsel araştırmayla doğrulanmıştır. İşte zeytinyağının en önemli sağlık faydaları:
Kalp Sağlığına Katkıları: Kolesterol ve Damar Dostu
Zeytinyağının en bilinen ve en çok araştırılan faydası, kalp sağlığı üzerindeki olumlu etkileridir. Bu etki, ağırlıklı olarak içeriğindeki tekli doymamış yağ asitlerinden (MUFA’lar), özellikle de oleik asitten kaynaklanır. Araştırmalar, tekli doymamış yağ asitlerinin, kötü kolesterol (LDL) seviyelerini düşürürken, iyi kolesterol (HDL) seviyelerini korumaya veya yükseltmeye yardımcı olduğunu göstermektedir. Bu, damar sertliği (ateroskleroz) riskini azaltarak kalp krizi ve felç gibi kardiyovasküler hastalıkların önlenmesinde kritik bir rol oynar. Ayrıca, zeytinyağındaki polifenoller, kan damarlarının esnekliğini artırarak kan basıncını düzenlemeye ve endotel fonksiyonunu iyileştirmeye yardımcı olur.
Güçlü Antioksidan Deposu: Hücreleri Koruma Kalkanı
Natürel sızma zeytinyağı, güçlü antioksidanlar açısından zengindir. Bu antioksidanlar arasında polifenoller, tokoferoller (E vitamini), karotenoidler ve klorofil bulunur. Antioksidanlar, vücuttaki serbest radikallerin neden olduğu oksidatif strese karşı savaşır. Oksidatif stres, hücre hasarına yol açarak yaşlanma sürecini hızlandırır ve kanser, kalp hastalığı, Alzheimer gibi birçok kronik hastalığın gelişiminde rol oynar. Zeytinyağındaki antioksidanlar, hücreleri bu zararlı etkilerden koruyarak genel sağlığı destekler ve hastalıklara karşı direnci artırır.
Anti-enflamatuar Özellikler: Kronik Hastalıklarla Mücadele
Kronik iltihaplanma, modern yaşam tarzının getirdiği birçok hastalığın (diyabet, kalp hastalığı, otoimmün hastalıklar, kanser) temelinde yatan bir faktördür. Zeytinyağı, özellikle içeriğindeki oleokantal adlı bir bileşik sayesinde güçlü anti-enflamatuar özelliklere sahiptir. Oleokantal, ibuprofen gibi non-steroid anti-enflamatuar ilaçlara benzer etki göstererek iltihaplanmayı azaltmaya yardımcı olur. Bu benzersiz bileşen, zeytinyağının boğazda hafif bir yanma hissi bırakmasının da nedenidir ve kalitesiyle doğru orantılıdır.
Diyabet Yönetimi ve Kan Şekeri Kontrolü
Zeytinyağı, tip 2 diyabetin önlenmesi ve yönetimi üzerinde olumlu etkilere sahip olabilir. Araştırmalar, zeytinyağında bulunan tekli doymamış yağ asitlerinin ve antioksidanların, insülin duyarlılığını artırmaya ve kan şekeri seviyelerini dengelemeye yardımcı olduğunu göstermektedir. Yemeklere zeytinyağı eklemek, öğün sonrası kan şekeri yükselişini yavaşlatabilir ve glisemik indeksi düşürebilir. Bu da diyabetli bireyler için kan şekeri kontrolünü kolaylaştırırken, diyabet riski taşıyanlar için koruyucu bir etki sunar.
Sindirim Sistemi Sağlığı ve Bağırsak Mikrobiyotası
Zeytinyağının sindirim sistemi üzerinde de faydalı etkileri vardır. Hafif müshil etkisi sayesinde kabızlığı önlemeye yardımcı olabilir. Ayrıca, içeriğindeki fenolik bileşikler, bağırsak mikrobiyotasının dengesini destekleyerek faydalı bakterilerin büyümesini teşvik edebilir. Sağlıklı bir bağırsak mikrobiyotası, bağışıklık sistemi, ruh hali ve genel metabolizma için kritik öneme sahiptir. Zeytinyağının ülseratif kolit gibi inflamatuar bağırsak hastalıklarının semptomlarını hafifletmeye yardımcı olabileceğine dair bazı bulgular da mevcuttur.
Kemik Sağlığı ve Osteoporoz Riskinin Azaltılması
Son yıllardaki araştırmalar, zeytinyağının kemik sağlığı üzerindeki potansiyel olumlu etkilerine dikkat çekmektedir. Zeytinyağındaki bazı bileşenler, kemik yoğunluğunun korunmasına ve osteoporoz riskinin azaltılmasına katkıda bulunabilir. Özellikle polifenoller, kemik oluşumunu destekleyen hücrelerin aktivitesini artırabilir ve kemik yıkımını yavaşlatabilir. Akdeniz diyetini uygulayan kişilerde genellikle daha güçlü kemik yapısı gözlemlenmesi, zeytinyağının bu alandaki rolünü desteklemektedir.
Cilt ve Saç Sağlığı İçin Doğal Bir İksir
Zeytinyağı, antik çağlardan beri kozmetikte kullanılan doğal bir güzellik iksiridir. İçeriğindeki E vitamini ve antioksidanlar, cildi serbest radikallerin zararlı etkilerinden korur, yaşlanma belirtilerini geciktirir ve cilt elastikiyetini artırır. Nemlendirici özelliği sayesinde kuru ciltleri besler ve yumuşatır. Saç derisini besleyerek saç köklerini güçlendirir, saç dökülmesini azaltır ve saçlara parlaklık kazandırır. Maske veya doğrudan uygulama yoluyla cilt ve saç bakım rutinlerine dahil edilebilir.
Zeytinyağını Mutfakta Doğru Kullanım Rehberi
Zeytinyağının sağlık faydalarından tam olarak yararlanmak için mutfakta doğru kullanımı büyük önem taşır. Zeytinyağının her türü, her pişirme yöntemi için uygun değildir.
Pişirme Yöntemlerine Göre Zeytinyağı Seçimi
Zeytinyağının “dumanlanma noktası” (smoke point), ısındığında yanmaya ve bozulmaya başladığı sıcaklıktır. Bu nokta, zeytinyağının türüne ve rafinasyon derecesine göre değişiklik gösterir. Dumanlanma noktası aşıldığında yağ, sağlığa zararlı bileşikler oluşturabilir ve lezzetini kaybeder.
| Zeytinyağı Türü | Dumanlanma Noktası (Ortalama) | Önerilen Kullanım Alanları | Ek Bilgi |
|---|---|---|---|
| Natürel Sızma Zeytinyağı | 190-207°C (375-405°F) | Salatalar, soğuk mezeler, soslar, dip soslar, yemeklere piştikten sonra ekleme, düşük/orta ısıda soteleme. | En zengin aroma ve besin değerine sahiptir. Yüksek ısıda kullanmaktan kaçınılmalıdır, aksi takdirde faydalı bileşenleri kaybolabilir ve acılaşabilir. |
| Natürel Birinci Zeytinyağı | 190-207°C (375-405°F) | Benzer şekilde salata ve soslarda, orta ısıda pişirme (sebze soteleme, fırın yemekleri). | Sızmaya göre biraz daha az aromalıdır ancak yine de faydalı bileşenleri korur. |
| Riviera Zeytinyağı | 210-240°C (410-465°F) | Kızartmalar, fırın yemekleri, yüksek ısıda soteleme, genel mutfak kullanımı. | Rafine yağın dayanıklılığı ve sızma yağın az bir miktar aromasıyla harmanlanmıştır. Yüksek sıcaklıklara daha dayanıklıdır. |
| Rafine Zeytinyağı | 210-240°C (410-465°F) | Yüksek ısıda pişirme gerektiren her türlü yemek (kızartma, fırınlama). | Nötr tadı sayesinde diğer malzemelerin lezzetini bastırmaz. Besin değeri düşüktür. |
Önemli Not: Natürel sızma zeytinyağı, antioksidanlar açısından en zengin olduğu için genellikle çiğ tüketimi veya yemeklere sonradan eklenmesi tavsiye edilir. Ancak, sızma zeytinyağının dumanlanma noktası, birçok bitkisel yağa göre daha yüksektir ve orta ısıda yapılan yemeklerde güvenle kullanılabilir. Uzun süreli ve derin kızartmalar için Riviera veya rafine zeytinyağı daha uygun olabilir.
Saklama Koşulları: Zeytinyağınızın Ömrünü Uzatın
Zeytinyağı, doğru koşullarda saklanmadığında oksidasyona uğrayarak besin değerini ve lezzetini kaybedebilir. Zeytinyağınızı en iyi şekilde korumak için aşağıdaki noktalara dikkat etmelisiniz:
- Isıdan Uzak Tutun: Zeytinyağını ocak yanı gibi sıcak ortamlardan uzak tutun. İdeal saklama sıcaklığı 14-18°C arasıdır.
- Işıktan Koruyun: Güneş ışığı veya parlak yapay ışık, zeytinyağının kalitesini hızla düşürür. Koyu renkli cam şişeler veya paslanmaz çelik kaplar tercih edin. Şeffaf şişelerdeki yağları karanlık bir dolapta saklayın.
- Hava ile Teması Azaltın: Hava (oksijen), zeytinyağının bozulmasında en büyük etkenlerden biridir. Kullandıktan sonra şişenin kapağını sıkıca kapatın. Büyük ambalajlardan küçük şişelere aktarmak, havalanmayı azaltabilir.
- Uygun Ambalaj Seçimi: En iyi ambalajlar, ışığı ve havayı geçirmeyen koyu renk cam şişeler veya paslanmaz çelik kutulardır. Plastik kaplar, zamanla yağın tadını etkileyebilir ve içerisine hava sızdırabilir.
Zeytinyağı ve Akdeniz Diyeti: Bir Yaşam Tarzı Seçimi
Zeytinyağı, Akdeniz diyetinin sadece bir bileşeni değil, aynı zamanda ruhudur. Akdeniz diyeti, taze sebze ve meyveler, tam tahıllar, baklagiller, balık ve zeytinyağına dayalı bir beslenme modelidir. Kırmızı et tüketimi sınırlıdır ve süt ürünleri ölçülü miktarlarda alınır. Bu diyet, dünyanın en sağlıklı diyetlerinden biri olarak kabul edilir ve kalp hastalıkları, diyabet, obezite ve bazı kanser türlerinin riskini azaltmada etkili olduğu bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Zeytinyağının bu diyetteki merkezi rolü, onun tekli doymamış yağ asitleri, antioksidanlar ve anti-enflamatuar bileşenler açısından zengin olmasından kaynaklanır. Akdeniz diyetini benimsemek, zeytinyağını günlük beslenmenize doğal ve dengeli bir şekilde dahil etmenin en iyi yollarından biridir.
Zeytinyağı Alırken Nelere Dikkat Etmeli?
Market raflarında birçok farklı zeytinyağı çeşidi bulunurken, doğru seçimi yapmak kafa karıştırıcı olabilir. İşte kaliteli zeytinyağı alırken dikkat etmeniz gerekenler:
- Natürel Sızma (Extra Virgin) Tercih Edin: Mümkünse her zaman natürel sızma zeytinyağını tercih edin. Bu, en az işlenmiş ve en faydalı olanıdır.
- Menşe Ülkeye Dikkat Edin: Zeytinyağının hangi ülkede üretildiğini kontrol edin. Türkiye, İtalya, İspanya, Yunanistan gibi Akdeniz ülkeleri kaliteli zeytinyağı üretimiyle tanınır.
- Hasat Tarihini Kontrol Edin: Zeytinyağının şişesinde genellikle bir hasat veya üretim tarihi bulunur. Zeytinyağı zamanla tazeliğini yitirir, bu yüzden en taze olanı seçmek önemlidir. Bir zeytinyağının raf ömrü, doğru saklama koşullarında 18-24 ay olabilir, ancak en iyi lezzet ilk 12 ay içindedir.
- Koyu Renkli Şişeler veya Teneke Kutular: Işığın yağa zarar vermesini engellemek için koyu renk cam şişeler veya paslanmaz çelik teneke kutulardaki ürünleri tercih edin.
- Sertifikasyon ve Ödüller: Güvenilir sertifikalara (organik, coğrafi işaret vb.) veya kalite ödüllerine sahip markalar, genellikle daha yüksek kalite standartlarına uyar.
- Tadına Bakın: Gerçek natürel sızma zeytinyağı, taze zeytin kokusuna ve hafif acımsı, yakıcı bir tada sahiptir. Bu yakıcı his, içeriğindeki oleokantalden gelir ve iyi bir kalite işaretidir.
- Fiyat Her Zaman Kalite Belirleyicisi Değildir: Ucuz zeytinyağlarından şüphelenin, ancak en pahalı olanın her zaman en iyi olacağı anlamına da gelmez. Dengeli bir fiyat/performans oranı arayın.
Sonuç
Zeytinyağı, sadece lezzetli bir mutfak malzemesi olmanın ötesinde, sağlığımız için sayısız fayda sunan eşsiz bir doğal kaynaktır. Kalp sağlığını desteklemesinden, güçlü antioksidan ve anti-enflamatuar özelliklerine, diyabet yönetimindeki rolünden sindirim sistemi üzerindeki olumlu etkilerine kadar, zeytinyağının yaşam kalitemizi artırma potansiyeli oldukça geniştir. Natürel sızma zeytinyağını tercih etmek, doğru saklama koşullarına dikkat etmek ve mutfakta bilinçli bir şekilde kullanmak, bu “sıvı altından” en iyi şekilde faydalanmamızı sağlayacaktır. Unutmayın ki, zeytinyağı bir yaşam tarzı seçimidir ve Akdeniz diyetinin kalbinde yer alarak, uzun ve sağlıklı bir ömrün anahtarlarından birini sunar. Bu rehberin, zeytinyağının mucizevi dünyasını keşfetmeniz ve onu günlük yaşantınıza daha bilinçli bir şekilde dahil etmeniz için size ilham verdiğini umuyoruz.
Sıkça Sorulan Sorular
Zeytinyağı ne kadar tüketilmeli? Günlük önerilen miktar nedir?
Zeytinyağının günlük tüketim miktarı kişinin genel diyetine, kalori ihtiyacına ve sağlık hedeflerine göre değişmekle birlikte, Akdeniz diyetlerinde genellikle günde 2-4 yemek kaşığı (yaklaşık 30-60 ml) natürel sızma zeytinyağı önerilir. Bu miktar, hem sağlık faydalarından yararlanmak hem de aşırı kalori alımını önlemek için dengeli bir yaklaşımdır. Çiğ olarak salatalarda, çorbalarda veya yemeklere sonradan eklenerek tüketilmesi en faydalı yöntemdir.
Zeytinyağı kilo aldırır mı?
Her yağda olduğu gibi zeytinyağı da yüksek kalori içerir (bir yemek kaşığında yaklaşık 120 kalori). Ancak, zeytinyağı sağlıklı yağlar kategorisindedir ve dengeli bir diyetin parçası olarak uygun miktarlarda tüketildiğinde kilo alımına neden olmaz. Aksine, sağlıklı yağlar tokluk hissini artırarak ve metabolizmayı destekleyerek kilo kontrolüne yardımcı olabilir. Önemli olan, toplam günlük kalori alımınızı aşmamaktır.
Zeytinyağı ile yemek pişirmek zararlı mı?
Natürel sızma zeytinyağı, sanılanın aksine orta ve hatta yüksek ısıda pişirmeye oldukça dayanıklıdır. Dumanlanma noktası, diğer birçok bitkisel yağa göre daha yüksektir (190-207°C). İçeriğindeki antioksidanlar sayesinde oksidasyona karşı direnci yüksektir. Ancak çok uzun süreli ve aşırı yüksek ısıda derin kızartmalarda rafine zeytinyağı veya Riviera gibi yüksek dumanlanma noktasına sahip zeytinyağı türleri tercih edilebilir. Soteleme, fırınlama ve haşlama sonrası lezzet katmak için natürel sızma zeytinyağı güvenle kullanılabilir.
Gerçek zeytinyağını sahtesinden nasıl ayırt edebilirim?
Gerçek natürel sızma zeytinyağı, kendine özgü bir tat ve kokuya sahiptir: taze zeytin, çimen veya yeşil elma kokuları alabilirsiniz. Tadı hafif acı ve boğazda hafif bir yakıcılık bırakır; bu, içeriğindeki polifenoller ve oleokantalden kaynaklanır. Soğukta donma testi güvenilir bir yöntem değildir. En kesin yöntem, duyusal analiz (tadım) ve laboratuvar analizleridir. Güvenilir, bilinen markalardan, koyu renkli ambalajlarda ve hasat tarihi belirtilmiş ürünleri tercih etmek önemlidir.
Zeytinyağının son kullanma tarihi geçerse ne olur?
Zeytinyağının son kullanma tarihi, genellikle “tavsiye edilen tüketim tarihi” anlamına gelir. Bu tarihten sonra zeytinyağı hemen zararlı hale gelmez ancak kalitesi, aroması ve besin değeri zamanla düşer. Oksidasyona uğramış zeytinyağı, ekşi, metalik veya mumsu bir koku ve tada sahip olabilir. Sağlık açısından genellikle tehlikeli olmasa da, faydalı bileşenlerini yitirdiğinden ve lezzeti bozulduğundan tüketilmesi tavsiye edilmez. Bozulmuş zeytinyağını yemeklik yerine sabun yapımı veya ahşap bakımı gibi farklı amaçlar için kullanabilirsiniz.




