
Engelsiz bir toplum inşa etmek, modern dünyada yalnızca bir sosyal sorumluluk değil, aynı zamanda insani bir zorunluluktur. Türkiye, “Engelsiz Türkiye Yüzyılı” vizyonuyla, her bireyin potansiyelini tam olarak gerçekleştirebileceği, eşit fırsatlara sahip, kapsayıcı bir geleceğe doğru emin adımlarla ilerlemektedir. Bu iddialı vizyonun temel taşlarından biri de yapay zeka (YZ) teknolojilerinin sunduğu kişiselleştirilmiş erişilebilirlik çözümleridir. Yapay zeka, engelli bireylerin karşılaştığı engelleri aşmak, bağımsızlıklarını artırmak ve toplumsal yaşama tam katılımlarını sağlamak için devrim niteliğinde fırsatlar sunmaktadır. Bu makalede, Engelsiz Türkiye Yüzyılı’nın ışığında, yapay zekanın kişiselleştirilmiş erişilebilirlik çözümlerine nasıl hayat verdiğini, mevcut uygulamaları, potansiyel faydalarını, etik boyutlarını ve gelecekteki yol haritasını ayrıntılı bir şekilde inceleyeceğiz.
- 1. Erişilebilirlik Neden Hayati Önem Taşıyor?
- 1.1. Engelli Bireylerin Karşılaştığı Zorluklar
- 2. Engelsiz Türkiye Yüzyılı Vizyonu ve Hedefleri
- 2.1. Toplumsal Katılım ve Eşit Fırsatlar
- 3. Kişiselleştirilmiş Çözümlerin Önemi
- 3.1. Yapay Zekanın Rolü: Bireysel İhtiyaçlara Yanıt
- 4. Yapay Zekanın Erişilebilirlik Alanındaki Uygulamaları
- 4.1. Görme Engelliler İçin Yapay Zeka
- 4.2. İşitme Engelliler İçin Yapay Zeka
- 4.3. Fiziksel ve Hareket Kısıtlılığı Olanlar İçin Yapay Zeka
- 4.4. Bilişsel ve Zihinsel Engelliler İçin Yapay Zeka
- 4.5. Ruhsal Sağlık ve Nöroçeşitlilik Desteği
- 5. Yapay Zeka Destekli Erişilebilirlik Çözümlerinin Etik Boyutu ve Veri Güvenliği
- 5.1. Şeffaflık ve Hesap Verebilirlik
- 6. Engelsiz Türkiye Yüzyılı’nda Ortak Akıl ve İş Birliği
- 6.1. Kamu, Özel Sektör ve Sivil Toplum Kuruluşlarının Rolü
- 6.2. Akademik Katkı ve Ar-Ge
- 7. Zorluklar ve Gelecek Perspektifleri
- 7.1. Uygulama Zorlukları ve Çözüm Önerileri
- 7.2. Sürekli Gelişim ve Uyarlanabilirlik
- 8. Yapay Zeka ile Engelsiz Türkiye’nin Sosyo-Ekonomik Faydaları
- 8.1. İstihdam ve Ekonomik Katkı
- 8.2. Toplumsal Kapsayıcılık ve Yaşam Kalitesi
Erişilebilirlik Neden Hayati Önem Taşıyor?
Erişilebilirlik, sadece engelli bireyler için değil, toplumun tüm kesimleri için kapsayıcı bir yaşam alanı yaratmanın temelini oluşturur. Evrensel tasarım prensipleriyle entegre edilen erişilebilirlik, yaşlılar, geçici engellilik yaşayanlar, hamileler ve küçük çocuklu aileler gibi geniş bir yelpazeyi kucaklar. Fiziksel mekanlardan dijital arayüzlere, eğitim materyallerinden toplu taşımaya kadar her alanda erişilebilirlik, bireylerin bağımsızlığını ve yaşam kalitesini doğrudan etkiler.
Engelli Bireylerin Karşılaştığı Zorluklar
Dünya genelinde milyarlarca insan, çeşitli engel durumlarıyla yaşamını sürdürmektedir. Bu bireyler, günlük hayatlarında sayısız engelle karşılaşırlar:
- Fiziksel Engeller: Rampa eksikliği, asansörsüz binalar, dar kaldırımlar, toplu taşıma araçlarının erişimsizliği gibi mimari bariyerler.
- Dijital Engeller: Web sitelerinin, mobil uygulamaların, yazılım ve donanımların erişilebilir olmaması, okunamayan metinler, klavye navigasyonu eksikliği.
- İletişim Engelleri: İşaret dili tercümanı eksikliği, altyazı veya sesli betimleme yetersizliği, iletişim kanallarının farklı ihtiyaçlara uyarlanmaması.
- Sosyal ve Tutumsal Engeller: Toplumdaki önyargılar, ayrımcılık, farkındalık eksikliği ve fırsat eşitsizliği.
Bu engeller, engelli bireylerin eğitim, istihdam, sağlık, sosyal ve kültürel yaşama tam katılımlarını kısıtlayarak, potansiyellerini gerçekleştirmelerine engel olur. Bu nedenle, erişilebilirliğin sağlanması, insan haklarının temel bir gerekliliğidir.
Engelsiz Türkiye Yüzyılı Vizyonu ve Hedefleri
Engelsiz Türkiye Yüzyılı, Türkiye’nin engelli bireylerin tüm haklarından eksiksiz yararlandığı, toplumsal yaşamın her alanına aktif olarak katıldığı bir gelecek tahayyülüdür. Bu vizyon, sadece fiziksel erişilebilirlik sağlamanın ötesinde, zihinsel, sosyal ve dijital tüm engelleri ortadan kaldırmayı hedefler. Temel amaç, engelli bireylere yönelik hizmetleri ve politikaları bütüncül bir yaklaşımla ele alarak, yaşamın her alanında eşitlik ve kapsayıcılık sağlamaktır. Bu kapsamda, eğitimden istihdama, sağlıktan sosyal hayata kadar geniş bir yelpazede yenilikçi çözümler üretilmesi önceliklidir.
Toplumsal Katılım ve Eşit Fırsatlar
Engelsiz Türkiye Yüzyılı, engelli bireylerin toplumsal hayatta aktif rol almasını ve yeteneklerini sergileyebileceği eşit fırsatlara erişmesini hedefler. Bu, sadece yardım etmekle değil, bireylerin kendi kaderlerini tayin etme gücünü artırmakla ilgilidir. Yüzyıl vizyonu çerçevesinde, eğitimde kapsayıcılık, istihdamda pozitif ayrımcılık, kültürel ve sanatsal faaliyetlere erişim, spor olanaklarının artırılması gibi alanlarda önemli adımlar atılmaktadır. Yapay zeka destekli çözümler, bu hedeflere ulaşmada kritik bir köprü görevi üstlenerek, engelli bireylerin bağımsızlığını pekiştirmekte ve onları desteklemektedir.
Kişiselleştirilmiş Çözümlerin Önemi
Engellilik durumu, her bireyde farklılık gösteren geniş bir spektrumu kapsar. Görme engelli bir bireyin ihtiyaçları, işitme engelli bir bireyden veya hareket kısıtlılığı olan birinden oldukça farklıdır. Hatta aynı engel grubundaki bireylerin bile yaş, eğitim, kültürel geçmiş ve kişisel tercihlerine göre farklı beklentileri ve gereksinimleri olabilir. Bu durum, “tek beden herkese uyar” yaklaşımının erişilebilirlik alanında yetersiz kaldığını açıkça göstermektedir. Standart çözümler genellikle en temel ihtiyaçları karşılasa da, bireylerin yaşam kalitesini en üst düzeye çıkarmak için kişiselleştirilmiş yaklaşımlara ihtiyaç vardır.
Yapay Zekanın Rolü: Bireysel İhtiyaçlara Yanıt
Yapay zeka, bu kişiselleştirme ihtiyacına mükemmel bir yanıt sunar. Makine öğrenimi algoritmaları sayesinde yapay zeka sistemleri, kullanıcıların davranışlarını, tercihlerini ve özel gereksinimlerini analiz edebilir. Bu analizler sonucunda, her bireye özel olarak uyarlanmış, dinamik ve adaptif çözümler üretilebilir. Örneğin, bir metin okuma programı, kullanıcının konuşma hızını, tonunu ve hatta tercih ettiği sesi öğrenebilir; bir navigasyon uygulaması, kullanıcının fiziksel durumuna göre en güvenli ve erişilebilir rotaları önerebilir. Bu, pasif bir yardımın ötesinde, kullanıcı deneyimini zenginleştiren aktif ve etkileşimli bir destek anlamına gelir.
Yapay Zekanın Erişilebilirlik Alanındaki Uygulamaları
Yapay zeka teknolojileri, engelli bireylerin yaşamlarını kolaylaştırmak ve bağımsızlıklarını artırmak için çok çeşitli alanlarda yenilikçi çözümler sunmaktadır. Her engel grubunun özgün ihtiyaçlarına yönelik geliştirilen bu uygulamalar, erişilebilirlik kavramını yeniden tanımlamaktadır.
Görme Engelliler İçin Yapay Zeka
Görme engelli bireyler için yapay zeka, dünyayı “görme” biçimlerini dönüştürüyor:
- Akıllı Metin Okuma (OCR ve TTS): Optik Karakter Tanıma (OCR) teknolojisi ile fiziksel veya dijital metinler algılanarak konuşmaya dönüştürülebilir. Metinden Konuşmaya (TTS) sistemleri ise dijital içeriği doğal seslerle okuyarak erişilebilir kılar. YZ destekli sistemler, farklı dilleri ve aksanları tanıyabilir, kullanıcının tercih ettiği okuma hızını ve ses tonunu ayarlayabilir.
- Nesne ve Çevre Tanıma: Akıllı telefon uygulamaları veya giyilebilir cihazlar (akıllı gözlükler) aracılığıyla yapay zeka, çevredeki nesneleri, kişileri, renkleri ve ortam koşullarını tanımlayabilir ve kullanıcıya sesli olarak bilgi verebilir. Bu, alışveriş yaparken ürün etiketlerini okumaktan, yeni bir ortamı keşfetmeye kadar pek çok alanda bağımsızlığı artırır.
- Akıllı Navigasyon Sistemleri: YZ tabanlı navigasyon uygulamaları, GPS verileriyle birlikte gerçek zamanlı engel algılama ve rota optimizasyonu yaparak görme engelli bireylerin hem iç hem de dış mekanlarda güvenli bir şekilde hareket etmesini sağlar. Bu sistemler, merdivenler, kaldırımlar, engeller veya kalabalık noktalar hakkında uyarılarda bulunarak kişiselleştirilmiş rota önerileri sunar.
- Sanal Asistanlar: Yapay zeka destekli sanal asistanlar (örn. Siri, Google Assistant), sesli komutlarla takvim yönetimi, bilgi alma, cihaz kontrolü gibi günlük görevlerde yardımcı olarak görme engelli bireylerin teknolojiyle etkileşimini basitleştirir.
İşitme Engelliler İçin Yapay Zeka
İşitme engelli bireyler için yapay zeka, iletişimi ve çevresel farkındalığı güçlendiriyor:
- Konuşmayı Metne Çevirme (STT): Gerçek zamanlı konuşmayı metne dönüştürme uygulamaları, toplantılarda, derslerde veya günlük sohbetlerde iletişimi kolaylaştırır. YZ, farklı konuşmacıları ayırt edebilir ve hatta konuşma hızına adapte olabilir.
- İşaret Dili Çevirisi: Yapay zeka destekli kameralar ve yazılımlar, işaret dilini gerçek zamanlı olarak konuşma veya metne çevirebilirken, tersine konuşmayı da işaret diline çevirerek çift yönlü iletişimi mümkün kılar. Bu teknoloji, işitme engelli bireyler ile işitme yeteneği olanlar arasındaki iletişim bariyerlerini önemli ölçüde azaltır.
- Görsel ve Titreşimli Uyarı Sistemleri: Evlerde veya kamu alanlarında YZ destekli sistemler, kapı zili, telefon, yangın alarmı gibi sesli uyarıları görsel sinyallere (ışık parlamaları) veya titreşimlere dönüştürerek işitme engelli bireylerin önemli durumları kaçırmamasını sağlar.
- Gelişmiş İletişim Uygulamaları: YZ, görüntülü görüşmelerde yüz ifadelerini analiz ederek duygu tanıma ve bağlam anlama gibi özellikler sunarak iletişimin kalitesini artırabilir.
Fiziksel ve Hareket Kısıtlılığı Olanlar İçin Yapay Zeka
Hareket kısıtlılığı olan bireyler için yapay zeka, fiziksel bağımsızlığı ve çevre kontrolünü artırıyor:
- Akıllı Ev ve Otomasyon Sistemleri: YZ entegre akıllı ev sistemleri, sesli komutlarla veya göz hareketleriyle aydınlatma, ısıtma, kapılar, perdeler gibi evdeki birçok fonksiyonun kontrol edilmesini sağlar. Bu, bireylerin ev ortamında çok daha bağımsız olmalarına olanak tanır.
- Robotik Destekli Cihazlar: Ekzoskeletonlar ve akıllı protezler gibi robotik cihazlar, yapay zeka algoritmaları sayesinde kullanıcının hareket niyetini tahmin ederek daha doğal ve kontrollü hareketler sağlar. Bu, yürüme veya nesneleri tutma gibi günlük aktiviteleri kolaylaştırır.
- Prediktif Yardım Sistemleri: YZ, kullanıcının günlük rutinlerini öğrenerek düşme riski gibi potansiyel tehlikeleri tahmin edebilir ve acil durum servislerini otomatik olarak uyarabilir.
- Akıllı Tekerlekli Sandalyeler ve Mobilite Araçları: YZ destekli tekerlekli sandalyeler, dar alanlarda otomatik manevra yapabilir, engelleri algılayabilir ve kullanıcının gideceği yere en uygun rotayı belirleyebilir.
Bilişsel ve Zihinsel Engelliler İçin Yapay Zeka
Bilişsel ve zihinsel engelliler için yapay zeka, öğrenmeyi, günlük yaşam becerilerini ve sosyal etkileşimi destekliyor:
- Kişiselleştirilmiş Öğrenme Platformları: YZ tabanlı eğitim yazılımları, bireyin öğrenme hızına, tarzına ve ilgi alanlarına göre müfredatı ve içeriği kişiselleştirebilir. Bu, daha etkili ve motive edici bir öğrenme deneyimi sunar.
- Hatırlatıcı Uygulamalar ve Görev Yönetimi: Akıllı asistanlar ve uygulamalar, YZ algoritmaları sayesinde bireyin günlük rutinlerini takip ederek ilaç saatleri, randevular veya önemli görevler hakkında hatırlatmalar yapabilir. Bu, günlük yaşam becerilerini destekler.
- Basitleştirilmiş Kullanıcı Arayüzleri: Yapay zeka, bilişsel zorlukları olan bireyler için karmaşık dijital arayüzleri basitleştirerek daha kolay anlaşılır hale getirebilir. Bu, özel fontlar, renkler veya görsel ipuçları kullanılarak yapılabilir.
- Duygu Tanıma ve Sosyal Destek: YZ, yüz ifadeleri veya ses tonlarından duyguları algılayarak sosyal etkileşimlerde ipuçları sağlayabilir veya bireyin ruh halindeki ani değişiklikleri tespit ederek destek mekanizmalarını devreye sokabilir.
Ruhsal Sağlık ve Nöroçeşitlilik Desteği
Yapay zeka, ruhsal sağlık sorunları yaşayan veya nöroçeşitlilik gösteren bireyler için de önemli destekler sunabilir:
- Duygu İzleme ve Stres Yönetimi: Giyilebilir cihazlar ve YZ algoritmaları, kalp atış hızı, uyku düzeni gibi biyometrik verileri analiz ederek stres seviyelerini veya kaygı ataklarının başlangıcını tahmin edebilir. Bu sayede bireyler erken müdahale edebilir veya rahatlama tekniklerine yönlendirilebilir.
- Sanal Terapi Asistanları: YZ tabanlı sohbet botları ve sanal asistanlar, bilişsel davranışçı terapi (BDT) tekniklerini kullanarak bireylere destek olabilir, duygu düzenleme egzersizleri sunabilir ve ruhsal sağlık uzmanlarıyla bağlantı kurmalarına yardımcı olabilir.
- Kişiselleştirilmiş Rahatlama Egzersizleri: YZ, kullanıcının tercih ettiği müzik türlerini, nefes egzersizlerini veya meditasyon tekniklerini öğrenerek kişiselleştirilmiş rahatlama programları önerebilir.
- Öngörücü Analizler: Bireylerin dijital etkileşimleri ve sağlık verileri anonimleştirilerek analiz edildiğinde, YZ ruhsal sağlık risklerini öngörebilir ve erken müdahale için uyarılar oluşturabilir.
Yapay Zeka Destekli Erişilebilirlik Çözümlerinin Etik Boyutu ve Veri Güvenliği
Yapay zeka teknolojileri ne kadar faydalı olsa da, beraberinde önemli etik ve veri güvenliği sorularını da getirir. Özellikle hassas gruplara yönelik çözümler geliştirilirken, mahremiyet, veri kullanımı, algoritmik yanlılık ve kullanıcı rızası gibi konulara azami dikkat gösterilmelidir. Kişiselleştirilmiş çözümler, bireylerin çok özel verilerini (sağlık durumu, hareket paterni, ses tonu, yüz ifadeleri vb.) işleyebilir. Bu verilerin kötüye kullanılmaması, sızdırılmaması veya yanlış amaçlarla kullanılmaması için güçlü yasal düzenlemeler ve teknik güvenlik önlemleri şarttır.
Şeffaflık ve Hesap Verebilirlik
Yapay zeka algoritmalarının nasıl çalıştığı ve kararlarını hangi verilere dayanarak verdiği konusunda şeffaflık büyük önem taşır. Algoritmaların geliştirilmesi sürecinde ortaya çıkabilecek önyargılar (bias), belirli engel gruplarına veya demografik özelliklere karşı ayrımcılık yaratabilir. Bu nedenle, YZ sistemlerinin adil, kapsayıcı ve tarafsız olması için sürekli denetim ve düzeltmeler yapılmalıdır. Kullanıcıların, kullanılan teknolojiler hakkında bilgilendirilmesi ve veri paylaşımı konusunda bilinçli rıza vermeleri, etik bir yaklaşımın temelini oluşturur. Geliştiricilerin ve politikacıların, bu sistemlerin hesap verebilirliğini sağlaması ve olası olumsuz etkileri minimize etmesi gerekmektedir.
Engelsiz Türkiye Yüzyılı’nda Ortak Akıl ve İş Birliği
Engelsiz Türkiye Yüzyılı vizyonuna ulaşmak ve yapay zeka destekli kişiselleştirilmiş erişilebilirlik çözümlerini yaygınlaştırmak, tek bir kurumun veya sektörün başarısı olamaz. Bu büyük dönüşüm, kamu, özel sektör, sivil toplum kuruluşları ve akademik dünyanın ortak akıl ve iş birliğiyle mümkün olacaktır.
Kamu, Özel Sektör ve Sivil Toplum Kuruluşlarının Rolü
- Kamu: Erişilebilirlik standartlarını belirlemeli, yasal düzenlemeleri güçlendirmeli, YZ teknolojilerinin araştırma ve geliştirilmesine fon sağlamalı ve pilot projeleri desteklemelidir. Dijital altyapıyı güçlendirmek ve farkındalık kampanyaları yürütmek de kamu kurumlarının görevidir.
- Özel Sektör: YZ tabanlı erişilebilirlik ürün ve hizmetleri geliştirmeye yatırım yapmalı, bu alanda inovasyonu teşvik etmeli ve mevcut ürünlerini erişilebilir hale getirmelidir. Engelsiz tasarım prensiplerini iş süreçlerine entegre etmek, kurumsal sosyal sorumluluğun bir parçası olmalıdır.
- Sivil Toplum Kuruluşları (STK’lar): Engelli bireylerin ihtiyaçlarını ve deneyimlerini doğrudan yansıtan geri bildirimler sağlayarak YZ çözümlerinin kullanıcı odaklı olmasını sağlamalıdır. STK’lar aynı zamanda farkındalık yaratma, savunuculuk yapma ve eğitim programları düzenleme konusunda kilit rol oynar.
Akademik Katkı ve Ar-Ge
Üniversiteler ve araştırma merkezleri, yapay zeka ve erişilebilirlik kesişiminde yeni teoriler, algoritmalar ve prototipler geliştirmelidir. Multidisipliner yaklaşımlarla mühendislik, bilişim, tıp, sosyoloji ve psikoloji gibi alanlar bir araya gelmeli, engelli bireylerle birlikte çalışarak gerçek dünya problemlerine çözümler üretmelidir. Ar-Ge faaliyetleri, yapay zekanın etik kullanımı, veri güvenliği ve algoritmik yanlılık gibi konularda da rehberlik etmelidir.
Zorluklar ve Gelecek Perspektifleri
Yapay zeka ile kişiselleştirilmiş erişilebilirlik çözümlerinin yaygınlaşması önünde bazı zorluklar bulunmaktadır. Bu zorlukların üstesinden gelinmesi, Engelsiz Türkiye Yüzyılı hedefine ulaşmada kritik öneme sahiptir.
Uygulama Zorlukları ve Çözüm Önerileri
- Yüksek Maliyet: Yapay zeka teknolojilerinin geliştirilmesi ve uygulanması başlangıçta yüksek maliyetli olabilir. Kamu destekleri, özel sektör yatırımları ve inovatif finansman modelleri ile bu maliyetler azaltılabilir.
- Teknolojiye Erişim ve Dijital Okuryazarlık: Herkesin akıllı cihazlara veya internet erişimine sahip olmaması ve YZ teknolojilerini kullanma becerisinin eksikliği bir engel teşkil edebilir. Kamu tarafından sağlanan eğitim programları ve uygun fiyatlı teknoloji seçenekleri ile bu eşitsizlik giderilebilir.
- Veri Toplama ve İşleme: Kişiselleştirilmiş çözümler için büyük miktarda ve nitelikli veriye ihtiyaç vardır. Veri toplama süreçlerinin etik ve yasal çerçeveler içinde şeffaf bir şekilde yürütülmesi esastır.
- Teknolojinin Adaptasyonu: Engelli bireylerin YZ teknolojilerine adaptasyonu ve bu teknolojilerin bireysel ihtiyaçlara gerçekten uyarlanabilmesi için kullanıcı deneyimi odaklı tasarım (UX) büyük önem taşır.
Sürekli Gelişim ve Uyarlanabilirlik
Yapay zeka ve erişilebilirlik alanı sürekli gelişen dinamik alanlardır. Gelecekte, daha gelişmiş algoritmalar, giyilebilir teknolojiler, beyin-bilgisayar arayüzleri ve kuantum bilişim gibi yenilikler, erişilebilirlik çözümlerini daha da ileri taşıyacaktır. Bu nedenle, Engelsiz Türkiye Yüzyılı vizyonu çerçevesinde, YZ teknolojilerinin gelişimini yakından takip eden, esnek ve sürekli kendini güncelleyen bir yaklaşım benimsenmelidir. Kullanıcı geri bildirimleri, Ar-Ge süreçlerinin merkezinde yer almalı ve çözümlerin sürekli olarak iyileştirilmesi sağlanmalıdır.
Yapay Zeka ile Engelsiz Türkiye’nin Sosyo-Ekonomik Faydaları
Yapay zeka destekli kişiselleştirilmiş erişilebilirlik çözümlerinin yaygınlaşması, Türkiye’ye sadece sosyal değil, aynı zamanda önemli ekonomik faydalar da sağlayacaktır. Engelli bireylerin topluma tam katılımı, üretkenliklerini artıracak ve yeni ekonomik değerler yaratacaktır.
İstihdam ve Ekonomik Katkı
Erişilebilirliğin artmasıyla birlikte, daha fazla engelli birey eğitim alabilecek ve nitelikli iş gücüne katılabilecektir. Yapay zeka destekli asistanlar ve uyarlanabilir çalışma ortamları, engelli bireylerin iş hayatında daha bağımsız ve verimli olmalarını sağlar. Bu durum, hem bireylerin ekonomik refahını artırır hem de ülke ekonomisine önemli katkılarda bulunur. Ayrıca, erişilebilirlik teknolojileri pazarının büyümesi, yeni iş alanları ve inovatif şirketler için de fırsatlar yaratır.
Toplumsal Kapsayıcılık ve Yaşam Kalitesi
Yapay zeka ile sağlanan kişiselleştirilmiş çözümler, engelli bireylerin sosyal hayata katılımlarını artırır, kültürel etkinliklere erişimlerini kolaylaştırır ve genel yaşam kalitelerini yükseltir. Bireylerin bağımsız hareket edebilmesi, iletişim kurabilmesi ve öğrenme olanaklarına erişebilmesi, kendilerine olan güvenlerini artırır ve toplumsal aidiyet duygusunu pekiştirir. Engelsiz bir toplum, her bireyin potansiyelini gerçekleştirebildiği, daha adil, daha eşit ve daha zengin bir toplum demektir.
Engelsiz Türkiye Yüzyılı vizyonu, yapay zeka teknolojilerinin sunduğu kişiselleştirilmiş erişilebilirlik çözümleriyle birlikte, yalnızca bir hayal olmaktan çıkıp somut bir gerçeğe dönüşmektedir. Bu teknolojiler, engelli bireylerin hayatına dokunarak onların bağımsızlığını, yaşam kalitesini ve toplumsal katılımını artırmaktadır. Karşılaşılan zorluklar olsa da, kamu, özel sektör, sivil toplum kuruluşları ve akademik dünyanın ortak çabasıyla bu engellerin üstesinden gelinebilir. Yapay zeka, engelsiz bir geleceğe giden yolda en güçlü müttefiklerimizden biri olarak, Türkiye’nin daha kapsayıcı, daha adil ve daha insancıl bir toplum olma hedefine ulaşmasında kilit bir rol oynamaya devam edecektir. Her bireyin değer gördüğü, her sesin duyulduğu ve her potansiyelin çiçek açtığı bir Türkiye Yüzyılı, yapay zekanın gücüyle artık çok daha yakın.




