Siteye erişmek için JavaScript gereklidir.

Bu siteyi görüntülemek için lütfen tarayıcı ayarlarınızdan JavaScript’i etkinleştirin.

Nörofeedback ile Dikkat Eksikliği Tedavisi: Beyninizi Yeniden Eğitin

Nörofeedback, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) tedavisinde umut vadeden, ilaçsız bir yöntemdir. Beyin dalgalarını eğitmeye odaklanarak odaklanma, sakinlik ve dürtü kontrolünü geliştirir. Bu yöntem, beynin kendi kendini düzenleme yeteneğini artırarak kalıcı faydalar sunar....

HKTR
HKTR tarafından
5 Şubat 2026 yayınlandı / 05 Şubat 2026 22:11 güncellendi
16 dk 14 sn 16 dk 14 sn okuma süresi
Nörofeedback ile Dikkat Eksikliği Tedavisi: Beyninizi Yeniden Eğitin
Google News Google News ile Abone Ol 0 Yorum

Modern çağın getirdiği hız ve bilgi akışı, dikkatimizi sürdürmeyi her zamankinden daha zor bir hale getiriyor. Ancak bazı bireyler için bu zorluk, günlük yaşamı olumsuz etkileyen çok daha derin bir mesele olan dikkat eksikliğiyle (DEHB) ilgilidir. Geleneksel tedavi yöntemlerinin yanı sıra, son yıllarda bilim dünyasında ve klinik uygulamalarda yükselişe geçen, beyin tabanlı, yenilikçi bir yaklaşım var: Nörofeedback. Bu yazımızda, nörofeedback tedavisinin dikkat eksikliği üzerindeki etkilerini, nasıl çalıştığını ve kimler için uygun olabileceğini ayrıntılı bir şekilde inceleyeceğiz. Beyninizi kendi kendini düzenlemesi için nasıl eğitebileceğinizi keşfetmeye hazır olun.

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) Nedir?

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), genellikle çocuklukta başlayan ancak yetişkinlikte de devam edebilen, kişinin dikkatini sürdürme, dürtülerini kontrol etme ve aşırı hareketlilik (hiperaktivite) konularında zorluklar yaşamasına neden olan nörogelişimsel bir bozukluktur. Bu zorluklar, bireyin akademik başarısını, sosyal ilişkilerini ve iş hayatındaki performansını olumsuz etkileyebilir.

DEHB’nin Belirtileri ve Etkileri

DEHB’nin belirtileri genellikle üç ana kategoride incelenir:

  • Dikkatsizlik: Detaylara dikkat etmede zorluk, görevlerde veya oyunlarda dikkatsiz hatalar yapma, konuşurken dinlemiyor gibi görünme, yönergeleri takip etmede zorluk, görevleri düzenlemede güçlük, eşyalarını kaybetme eğilimi, dış uyaranlarla kolayca dağılma.
  • Hiperaktivite: Sürekli hareket halinde olma, oturduğu yerde kıpır kıpır olma, yerinde duramama, uygunsuz durumlarda koşma veya tırmanma, sessizce oynamakta veya boş zaman aktiviteleriyle uğraşmakta zorluk, aşırı konuşma.
  • Dürtüsellik: Sorular tamamlanmadan cevap verme, başkalarının sözünü kesme veya araya girme, sırasını beklemekte zorluk.

Bu belirtiler, bireyin yaşına ve gelişim düzeyine göre farklı şekillerde kendini gösterebilir ve günlük yaşamda önemli sıkıntılara yol açabilir. Örneğin, bir çocuk okulda ödevlerini tamamlamakta zorlanırken, bir yetişkin iş yerinde projeleri yetiştirmekte veya toplantılara odaklanmakta güçlük çekebilir.

Nörofeedback Nedir ve Nasıl Çalışır?

Nörofeedback, beyin dalgalarını gerçek zamanlı olarak ölçerek ve bu dalgalar hakkında kişiye geri bildirim sağlayarak, beynin kendi kendini düzenleme yeteneğini geliştiren bilimsel bir yöntemdir. Basitçe ifade etmek gerekirse, beyninizi daha verimli çalışması için eğitmektir.

Beyin Dalgaları ve İşlevi

Beynimiz sürekli olarak elektriksel sinyaller üretir; bu sinyallere beyin dalgaları denir. Bu dalgalar, hızlarına (frekanslarına) göre farklı kategorilere ayrılır ve her kategori farklı bir zihinsel durumla ilişkilidir:

  • Delta Dalgaları (0-4 Hz): Derin uyku.
  • Teta Dalgaları (4-8 Hz): Uykuya dalma, rüya görme, derin rahatlama, yaratıcılık, ancak uyanıkken aşırıya kaçarsa dikkat dağınıklığı.
  • Alfa Dalgaları (8-12 Hz): Sakin ve uyanık durum, rahatlama, meditasyon.
  • SMR Dalgaları (Sensörimotor Ritmi) (12-15 Hz): Odaklanmış, sakin dikkat, vücut kontrolü.
  • Beta Dalgaları (15-30 Hz): Aktif düşünme, problem çözme, uyanıklık, odaklanma.
  • Gama Dalgaları (30-100+ Hz): Yüksek düzeyde bilişsel işlem, öğrenme, bilgi entegrasyonu.

DEHB’li bireylerde, genellikle frontal lob bölgesinde (dikkat, planlama ve dürtü kontrolünden sorumlu alan) teta dalgalarının aşırı, beta dalgalarının ise yetersiz olduğu görülür. Bu durum, dikkatlerini sürdürmekte ve dürtülerini kontrol etmekte zorlanmalarına neden olabilir.

Nörofeedback Tedavisinin Temel Prensipleri

Nörofeedback tedavisi, operant koşullanma prensibine dayanır. Bu prensip, istenen davranışların ödüllendirilerek pekiştirilmesi ve istenmeyen davranışların azaltılması fikrini temel alır. Nörofeedback’te “davranış” beyin dalgası aktivitesidir.

  1. Ölçüm: Tedaviye başlamadan önce, elektroensefalografi (EEG) yoluyla beyin dalgalarınızın ayrıntılı bir haritası (QEEG) çıkarılır. Bu harita, beyninizin hangi bölgelerinin ve hangi dalga frekanslarının normalden farklı çalıştığını belirler.
  2. Hedef Belirleme: QEEG sonuçlarına dayanarak, kişinin spesifik ihtiyaçlarına göre kişiselleştirilmiş bir tedavi protokolü oluşturulur. Bu protokol, hangi beyin dalgalarının artırılacağı veya azaltılacağı gibi hedefleri içerir.
  3. Geri Bildirim: Tedavi seansı sırasında, elektrotlar saç derinize yerleştirilir (ağrısız ve invaziv olmayan bir yöntemdir). Bu elektrotlar, beyin dalgalarınızı ölçer ve bilgisayar ekranında (genellikle bir video oyunu veya film şeklinde) size gerçek zamanlı geri bildirim sağlar. Örneğin, beyniniz daha fazla odaklanmaya yardımcı olan beta dalgaları ürettiğinde, ekrandaki oyun karakteri ileri hareket edebilir veya film parlaklaşabilir.
  4. Eğitim: Bilgisayar programı, beyninizin doğru frekansta çalışmasını sağladığında “ödül” verir (oyunun ilerlemesi, filmin devam etmesi). Beyniniz, bu ödülü almak için bilinçsizce bu optimal beyin dalgası paternlerini üretmeyi öğrenir. Zamanla, beyin bu yeni, daha sağlıklı çalışma şeklini kalıcı hale getirir.

Bu süreç, bir kası çalıştırmak gibidir; düzenli egzersizle kas güçlenir. Nörofeedback ile beyninizi, dikkat, odaklanma, sakinlik ve dürtü kontrolü gibi alanlarda daha iyi çalışması için “eğitirsiniz”.

Dikkat Eksikliği ve Nörofeedback İlişkisi

DEHB’li bireylerin beyinlerinde belirli elektriksel aktivite düzenleri (beyin dalgaları paternleri) genellikle farklılık gösterir. Nörofeedback bu farklılıkları hedef alarak beynin işleyişini optimize etmeye çalışır.

Hedeflenen Beyin Dalgaları

  • Teta/Beta Oranı: DEHB’li kişilerde sıklıkla yüksek teta/beta oranı görülür. Bu, beynin aşırı yavaş (teta) ve yetersiz hızlı (beta) aktivite gösterdiği anlamına gelir, bu da dikkat dağınıklığı ve odaklanma güçlüğüne yol açar. Nörofeedback, teta dalgalarını azaltmayı ve beta dalgalarını artırmayı hedefler.
  • SMR Dalgaları: Sensörimotor Ritim (SMR) dalgaları, sakin ve odaklanmış dikkatle ilişkilidir. DEHB’li bireylerde SMR aktivitesi genellikle düşüktür. Nörofeedback, SMR dalgalarının artırılmasıyla dürtü kontrolünü ve motor sakinliği iyileştirebilir.
  • Alfa Dalgaları: Bazı DEHB alt tiplerinde, özellikle huzursuzluk ve kaygı eşlik ettiğinde, alfa dalgalarının düzenlenmesi de hedeflenebilir.

Kişiselleştirilmiş protokoller sayesinde, her bireyin kendine özgü beyin dalgası profiline göre en uygun tedavi yaklaşımı belirlenir.

Nörofeedback Tedavisinin Faydaları

Nörofeedback, DEHB’li bireyler için birçok potansiyel fayda sunar. Bu faydalar genellikle tedavinin kalıcı olması ve ilaç kullanımının azaltılması veya ortadan kaldırılması potansiyeli nedeniyle dikkat çekicidir.

  • Odaklanma ve Dikkat Süresinde Artış: En önemli faydalardan biri, dikkatin sürdürülmesi ve konsantrasyon yeteneğinin belirgin şekilde iyileşmesidir.
  • Dürtü Kontrolünde İyileşme: Ani tepkileri ve düşünmeden hareket etme eğilimini azaltmaya yardımcı olur.
  • Hiperaktivitenin Azalması: Özellikle çocuklarda görülen aşırı hareketlilik ve yerinde duramama gibi belirtilerde önemli düşüşler gözlemlenebilir.
  • Akademik ve İş Performansında Artış: Odaklanma becerileri geliştikçe, okul başarısı ve iş yerindeki verimlilik artar.
  • Duygusal Düzenleme: Sinirlilik, hayal kırıklığı ve kaygı gibi duygusal dalgalanmaların daha iyi yönetilmesine yardımcı olabilir.
  • Uyku Kalitesinde İyileşme: Beynin genel düzenlenmesi, uyku düzeninin de olumlu etkilenmesini sağlayabilir.
  • İlaç Kullanımını Azaltma Potansiyeli: Bazı durumlarda, nörofeedback tedavisi ile ilaç dozları azaltılabilir veya tamamen bırakılabilir.
  • Kalıcı Sonuçlar: Beyin kendi kendini eğittiği için, elde edilen faydaların genellikle kalıcı olduğu düşünülmektedir.

Tedavi Süreci Nasıl İşler?

Nörofeedback tedavisi, titizlikle planlanmış ve kişiselleştirilmiş bir süreçtir.

1. İlk Değerlendirme ve QEEG Haritalaması

Tedavinin ilk adımı, kapsamlı bir değerlendirmedir. Bu genellikle, kişinin DEHB belirtileri, tıbbi geçmişi ve genel sağlık durumu hakkında bilgi toplamayı içerir. Ardından, bir kantitatif elektroensefalografi (QEEG) çekimi yapılır. Bu, saç derisine yerleştirilen sensörler aracılığıyla beyin dalgalarının elektriksel aktivitesinin bilgisayar ortamında ayrıntılı bir haritasının çıkarılmasıdır. QEEG, beynin hangi bölgelerinin hangi frekanslarda normalden farklı çalıştığını gösterir.

2. Kişiselleştirilmiş Tedavi Protokolü

QEEG sonuçları analiz edildikten sonra, klinik uzman (genellikle bir psikolog veya psikiyatrist) kişiye özel bir nörofeedback eğitim protokolü tasarlar. Bu protokol, hangi beyin bölgelerinin ve hangi beyin dalgalarının hedef alınacağını, yani hangi frekansların artırılıp hangilerinin azaltılacağını belirler.

3. Tedavi Seansları

Her seans tipik olarak 30-45 dakika sürer. Kişi rahat bir koltuğa oturur ve saç derisine küçük elektrotlar yerleştirilir. Bu elektrotlar, beynin elektriksel aktivitesini bilgisayara iletir. Bilgisayar ekranında, beynin doğru aktiviteyi ürettiğinde ilerleyen bir video oyunu, film veya ses geri bildirimi gösterilir. Kişi bilinçli bir çaba harcamadan, beyni bu geri bildirimler aracılığıyla öğrenir ve kendini düzenlemeye başlar.

4. Tedavinin Süresi

Tedavinin süresi kişiden kişiye değişmekle birlikte, genellikle 20 ila 40 seans arasında değişir. Seanslar genellikle haftada 2-3 kez yapılır. Belirtilerde iyileşme görüldükçe seans sıklığı azaltılabilir. Tedavinin kalıcılığı için tam bir protokolün tamamlanması önemlidir.

Nörofeedback Kimler İçin Uygundur?

Nörofeedback, geniş bir yelpazedeki DEHB’li bireyler için uygun olabilir.

  • Çocuklar ve Ergenler: Nörofeedback, ilaç kullanmak istemeyen veya ilaçların yan etkilerinden muzdarip çocuklar ve ergenler için özellikle cazip bir seçenektir. Genellikle 5-6 yaşından itibaren uygulanabilir.
  • Yetişkinler: Çocukluktan beri DEHB belirtileri gösteren ve yetişkinlikte de devam eden bireyler için de etkili bir tedavidir. İş hayatında, ilişkilerde veya günlük sorumluluklarda zorluk çeken yetişkinler fayda görebilir.
  • İlaç Tedavisine Yanıt Vermeyenler: İlaç tedavisinin yeterli gelmediği veya yan etkiler nedeniyle kullanılamadığı durumlarda alternatif bir yöntem sunar.
  • İlaç Kullanmak İstemeyenler: İlaçsız bir tedavi arayanlar için iyi bir seçenektir.

Ancak, epilepsi veya ciddi psikiyatrik bozuklukları olan kişilerde, nörofeedback tedavisine başlamadan önce daha detaylı bir tıbbi değerlendirme yapılması gerekir. Hamileler ve kalp pili kullananlar için de dikkatli olunmalıdır.

Diğer Tedavi Yöntemleriyle Karşılaştırma

DEHB tedavisinde farklı yaklaşımlar mevcuttur. Nörofeedback’in diğer yaygın tedavi yöntemleriyle karşılaştırması aşağıdaki tabloda sunulmuştur.

ÖzellikNörofeedbackİlaç Tedavisi (Uyarıcılar)Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT)
Etki MekanizmasıBeyin dalgalarını eğitererek beynin kendi kendini düzenleme yeteneğini artırır. Nöroplastisiteyi destekler.Beyindeki dopamin ve norepinefrin seviyelerini artırarak dikkat ve dürtü kontrolünü geliştirir.Düşünce kalıplarını ve davranışları değiştirerek problem çözme, organizasyon ve zaman yönetimi becerilerini geliştirir.
Yan EtkilerGenellikle çok hafiftir (hafif yorgunluk, baş ağrısı, geçici sinirlilik). Kalıcı yan etkisi nadirdir.İştah kaybı, uyku sorunları, baş ağrısı, karın ağrısı, sinirlilik, kalp ritmi değişiklikleri.Yan etkisi yoktur, ancak terapi süreci zorlayıcı olabilir ve bireysel çaba gerektirir.
KalıcılıkBeyin “eğitildiği” için genellikle kalıcı sonuçlar sağlar. Beyinde yapısal ve işlevsel değişikliklere yol açar.İlaç alındığı sürece etkilidir. İlaç kesildiğinde belirtiler genellikle geri döner.Öğrenilen beceriler kalıcıdır ancak düzenli pratik ve pekiştirme gerektirebilir.
Yaklaşımİlaçsız, invaziv olmayan, beynin kendini iyileştirme gücüne odaklanan bir yöntem.Biyolojik (farmakolojik) bir yaklaşımdır.Psikolojik bir yaklaşımdır.
SüreçUzun süreli (20-40+ seans), düzenli uygulama gerektirir. İlk etkiler birkaç hafta sonra görülür.Hızlı etki gösterir (saatler içinde). Doz ayarlamaları gerektirebilir.Orta süreli (12-20+ seans), haftalık seanslar ve ev ödevleri gerektirir.

Potansiyel Riskler ve Yan Etkiler

Nörofeedback, genel olarak güvenli ve düşük riskli bir tedavi yöntemidir. Uygulama sırasında veya sonrasında ciddi yan etkiler çok nadirdir. Görülebilecek hafif yan etkiler genellikle geçicidir ve şunları içerebilir:

  • Hafif baş ağrısı
  • Geçici yorgunluk veya uyku hali
  • Kısa süreli sinirlilik veya gerginlik
  • Odaklanmada geçici artış veya azalma (beynin adaptasyon sürecinde)

Bu etkiler genellikle kısa sürede kaybolur ve tedavi protokolünde küçük ayarlamalar yapılarak kolayca yönetilebilir. Uzman bir terapist, yan etkileri en aza indirmek ve kişinin konforunu sağlamak için süreci dikkatle izleyecektir.

Tedavi Sonrası Beklentiler ve Kalıcılık

Nörofeedback tedavisinin en cazip yönlerinden biri, sağladığı faydaların kalıcı olma potansiyelidir. Beyin, yeni öğrenilen beyin dalgası paternlerini içselleştirir ve bu yeni çalışma biçimi, sinir yollarında kalıcı değişikliklere yol açabilir (nöroplastisite).

Tedavi sürecini tamamlayan bireylerin çoğu, kazanılan becerilerin (odaklanma, sakinlik, dürtü kontrolü) uzun vadede sürdüğünü belirtir. Ancak, bazı durumlarda, özellikle stresli dönemlerde veya uzun bir aradan sonra, destekleyici (booster) seanslara ihtiyaç duyulabilir. Bu, öğrenilen bir beceriyi tazelemek gibidir ve nadiren tam bir tedavi döngüsü gerektirir.

Tedavinin başarısı, kişinin bireysel özelliklerine, DEHB’nin şiddetine, tedaviye ne kadar uyum sağladığına ve terapistin uzmanlığına bağlıdır. Uzman bir klinik, tedavi sonrası takip ve değerlendirme yaparak kalıcılığın sağlanmasına yardımcı olacaktır.

Nörofeedback Hakkında Sıkça Sorulan Yanılgılar

Nörofeedback nispeten yeni bir yöntem olduğu için hakkında bazı yanlış anlaşılmalar bulunabilir:

  • “Beyin Yıkama” mı? Kesinlikle hayır. Nörofeedback, beyni manipüle etmek yerine, beynin kendi kendini optimal duruma getirmesini öğrenmesine yardımcı olur. Bilinçli bir çaba gerektirmez, pasif bir öğrenme sürecidir.
  • Herkes İçin Aynı mı? Hayır, her bireyin beyin dalgası profili farklıdır. Bu nedenle, her tedavi QEEG sonuçlarına göre kişiselleştirilmiş bir protokolle yürütülür.
  • Anında Çözüm mü? Nörofeedback sihirli bir değnek değildir. Beynin öğrenme süreci zaman alır ve sabır gerektirir. Genellikle birkaç hafta sonra belirgin iyileşmeler görülmeye başlanır.
  • Sadece Çocuklar İçin mi? Hayır, yetişkinler de nörofeedback tedavisinden büyük fayda görebilir.
  • Tüm İlaçları Bırakmalı mıyım? Tedavi sürecinde ilaçlarınızı doktorunuza danışmadan asla bırakmamalısınız. Nörofeedback, ilaç tedavisini destekleyebilir veya zamanla ilaç dozlarının azaltılmasına yardımcı olabilir, ancak bu kararlar mutlaka doktor kontrolünde alınmalıdır.

Sonuç

Nörofeedback, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) tedavisinde, beynin kendi kendini düzenleme yeteneğini kullanarak kalıcı iyileşmeler sağlamayı hedefleyen, yenilikçi ve bilimsel bir yöntemdir. İlaçsız olması, yan etkilerinin minimum düzeyde olması ve elde edilen faydaların kalıcılığı ile birçok birey için umut vadeden bir çözüm sunmaktadır. QEEG ile kişiselleştirilen bu tedavi yaklaşımı, odaklanma becerilerini artırma, dürtü kontrolünü güçlendirme ve hiperaktiviteyi azaltma konularında önemli başarılar elde etmiştir. Eğer siz veya sevdikleriniz dikkat eksikliğiyle mücadele ediyorsanız, nörofeedback, daha sakin, odaklanmış ve verimli bir yaşam sürme yolunda değerlendirilmesi gereken güçlü bir alternatif olabilir. Ancak her tedavi yönteminde olduğu gibi, uzman bir değerlendirme ve yönlendirme alarak kişiye en uygun tedavi planını belirlemek büyük önem taşımaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

Nörofeedback tedavisi ağrılı mıdır?

Hayır, nörofeedback tedavisi tamamen ağrısız ve invaziv olmayan bir yöntemdir. Saç derisine yerleştirilen elektrotlar sadece beyin dalgalarını algılar, herhangi bir elektriksel akım göndermez veya rahatsızlık vermez. Seanslar sırasında kişi genellikle rahat bir şekilde oturur, video izler veya oyun oynar.

Nörofeedback ne kadar sürede etki göstermeye başlar?

Etki görme süresi kişiden kişiye değişmekle birlikte, genellikle ilk belirgin iyileşmeler 10-15 seans sonra fark edilmeye başlanır. Tedavinin tam etkisi ve kalıcı sonuçlar için genellikle 20 ila 40 seans veya daha fazlası gerekebilir.

Nörofeedback tedavisini kimler uygulayabilir?

Nörofeedback tedavisi, özel eğitim almış ve sertifikalı nörofeedback terapistleri, psikologlar, psikiyatristler veya nörologlar tarafından uygulanmalıdır. Uzmanlık ve deneyim, tedavinin etkinliği ve güvenliği açısından kritik öneme sahiptir.

Çocuklar için nörofeedback güvenli midir?

Evet, nörofeedback çocukluktan itibaren güvenle uygulanabilen bir yöntemdir. Özellikle ilaç kullanmak istemeyen veya ilaç yan etkilerinden muzdarip çocuklar ve aileleri için popüler bir seçenektir. Genellikle 5-6 yaşından itibaren uygulanabilir.

Nörofeedback, DEHB dışında başka hangi durumlar için kullanılır?

Nörofeedback, DEHB dışında kaygı bozuklukları, depresyon, uyku bozuklukları, migren, travma sonrası stres bozukluğu (TSSB), öğrenme güçlükleri ve bazı nörolojik durumlar için de kullanılabilmektedir. Beynin kendi kendini düzenleme yeteneğini artırma prensibi geniş bir uygulama alanına sahiptir.

Tedavi sürecinde ilaç kullanmaya devam edebilir miyim?

Evet, genellikle nörofeedback tedavisi sırasında mevcut ilaçlarınıza devam edebilirsiniz. İlaç dozajınızda herhangi bir değişiklik yapmadan önce mutlaka doktorunuzla konuşmalısınız. Nörofeedback, ilaçlarla birlikte uygulanabilen veya zamanla ilaç dozlarının azaltılmasına yardımcı olabilen tamamlayıcı bir tedavidir.

Nörofeedback sonuçları kalıcı mıdır?

Nörofeedback tedavisinin en önemli avantajlarından biri, beynin öğrenme yoluyla kazandığı yeni düzenleme becerilerinin genellikle kalıcı olmasıdır. Beyin, optimal çalışma paternlerini içselleştirdiğinde, bu değişiklikler uzun vadede sürdürülebilir. Ancak, bazı durumlarda, yıllar sonra destekleyici seanslara ihtiyaç duyulabilir.

Nörofeedback ile QEEG nedir ve farkları nelerdir?

QEEG (Kantitatif Elektroensefalografi), beyin dalgalarının elektriksel aktivitesinin ayrıntılı bir haritasını çıkaran bir değerlendirme aracıdır. Nörofeedback ise, bu QEEG sonuçlarına dayanarak beyni eğiten bir tedavi yöntemidir. Kısaca, QEEG bir teşhis ve planlama aracı iken, nörofeedback bir müdahale (tedavi) aracıdır.

Nörofeedback tedavisi pahalı mıdır?

Nörofeedback tedavisinin maliyeti, seans sayısına, terapistin uzmanlığına ve kliniğin konumuna göre değişiklik gösterebilir. Genellikle seans başına belirli bir ücret alınır ve toplam maliyet, tedavinin tamamlanması için gereken seans sayısına bağlıdır. Uzun vadeli faydaları ve potansiyel ilaç masraflarından tasarruf etme ihtimali göz önünde bulundurulduğunda, bir yatırım olarak görülebilir.

Herkes için nörofeedback işe yarar mı?

Nörofeedback, DEHB tedavisinde yüksek başarı oranlarına sahip olsa da, her bireyde aynı oranda etkili olmayabilir. Tedavinin başarısı, kişinin beyin yapısına, DEHB’nin şiddetine, tedaviye uyumuna ve terapistin deneyimine bağlıdır. İlk değerlendirme ve QEEG, tedavinin potansiyel başarısı hakkında önemli bilgiler sağlayabilir.

Yorum Ekle

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Hassas Bağırsak Sendromu (IBS) ve FODMAP Diyeti: Zeytinyağlı Kudret Narı Güvenli Mi?
10 Ocak 2026

Hassas Bağırsak Sendromu (IBS) ve FODMAP Diyeti: Zeytinyağlı Kudret Narı Güvenli Mi?

Nörofeedback ile Dikkat Eksikliği Tedavisi: Beyninizi Yeniden Eğitin