
Günümüzde kronik hastalıklar, toplum sağlığını önemli ölçüde etkileyen ve bireylerin yaşam kalitesini düşüren önemli sorunlar arasında yer almaktadır. Özellikle kalp yetmezliği, Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH), astım ve hipertansiyon gibi rahatsızlıkların bir arada görülmesi, bireylerin günlük yaşam aktivitelerini sürdürmelerini ciddi şekilde kısıtlayabilmekte ve “ağır engelli” raporu alma sürecini zorunlu kılabilmektedir. Bu makale, söz konusu çoklu kronik hastalıkların ağır engelli raporu kriterleri çerçevesinde nasıl değerlendirildiğini, oranların belirlenme yöntemlerini ve bu süreçte dikkat edilmesi gereken önemli noktaları detaylı bir şekilde inceleyecektir. Amacımız, hem hastalara hem de sağlık profesyonellerine rehberlik ederek, karmaşık sağlık sorunları olan bireylerin engelli raporu süreçlerini daha iyi anlamalarını sağlamaktır.
- 1. Ağır Engelli Raporu Nedir ve Neden Önemlidir?
- 1.1. Engelli Raporunun Hukuki ve Sosyal Boyutları
- 1.2. Ağır Engellilik Kavramı ve Tanımı
- 2. Kalp Yetmezliği ve Engellilik Kriterleri
- 2.1. Kalp Yetmezliğinin Sınıflandırılması (NYHA)
- 2.2. Efor Kapasitesi ve Engellilik Oranı İlişkisi
- 2.3. Objektif Testler (Ekokardiyografi, EKG, Anjiyografi)
- 3. KOAH ve Astım: Solunum Sistemi Hastalıklarında Engellilik Değerlendirmesi
- 3.1. KOAH’ın Evreleri ve Fonksiyonel Kısıtlılıklar
- 3.2. Astım Şiddeti ve Tedaviye Yanıt
- 3.3. Solunum Fonksiyon Testleri (SFT) ve Engellilik Oranları
- 3.4. Kronik Solunum Yetmezliğinin Etkileri
- 4. Hipertansiyonun (Tansiyon) Engellilik Raporuna Etkisi
- 4.1. Hipertansiyonun Hedef Organ Hasarı
- 4.2. Dirençli Hipertansiyon ve Komplikasyonları
- 4.3. Hipertansiyonun Diğer Hastalıklarla Birlikteliği
- 5. Çoklu Hastalıkların Birlikte Değerlendirilmesi: “Ağır Engelli” Kriteri
- 5.1. Oranların Birleştirilmesi ve Balthazard Formülü
- 5.2. Fonksiyonel Kapasite Kaybının Kümülatif Etkisi
- 5.3. Günlük Yaşam Aktivitelerine Etki (ADL)
- 5.4. Heyet Değerlendirme Süreci ve Doktorların Rolü
- 5.5. Süreçteki Zorluklar ve İtiraz Hakları
- 6. Ağır Engelli Raporu Süreci: Adımlar ve Belgeler
- 6.1. Başvuru ve Gerekli Evraklar
- 6.2. Sağlık Kurulu Muayenesi
- 6.3. Raporun Verilmesi ve Süresi
- 6.4. Raporun Sağladığı Haklar
Ağır Engelli Raporu Nedir ve Neden Önemlidir?
Engelli raporu, bireylerin doğuştan veya sonradan yaşadıkları sağlık sorunları nedeniyle fiziksel, zihinsel, ruhsal, duyusal ve sosyal yeteneklerinde oluşan kısıtlılıkların, belirli oranlarda Sağlık Kurulu tarafından tespit edilmesiyle verilen resmi bir belgedir. Bu rapor, bireyin toplumsal hayatta karşılaşabileceği dezavantajları gidermeye yönelik çeşitli hak ve avantajlardan faydalanmasını sağlar. “Ağır engelli” kavramı ise, engellilik oranının belirli bir düzeyin üzerinde olması ve/veya bağımsız yaşamını sürdürmekte ciddi güçlükler yaşaması durumunda kullanılan özel bir statüdür.
Engelli Raporunun Hukuki ve Sosyal Boyutları
Türkiye’de engelli raporu, 20 Şubat 2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” ve “Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümleri çerçevesinde düzenlenir. Bu yönetmelikler, engellilik oranlarının belirlenmesi, sağlık kurulu süreci ve raporun kullanımına ilişkin esasları belirler. Engelli raporu, bireyin engellilik durumunu resmiyete dökerek, devletin sağladığı vergi indirimleri, istihdam kolaylıkları, eğitim desteği, bakım hizmetleri, ulaşım imkanları gibi pek çok sosyal ve ekonomik haktan yararlanmasını sağlar. Özellikle “ağır engelli” kategorisindeki bireyler, daha kapsamlı desteklere ve bakım yardımına hak kazanabilirler. Bu nedenle, doğru ve eksiksiz bir değerlendirme, bireylerin yaşam kalitesi için kritik öneme sahiptir.
Ağır Engellilik Kavramı ve Tanımı
Ağır engellilik, yönetmelikte belirlenen özel kriterlere göre tanımlanır. Genel olarak, engellilik oranının %50 ve üzeri olması veya bireyin günlük yaşam aktivitelerini (giyinme, beslenme, kişisel hijyen, tuvalet vb.) başkasının yardımı olmaksızın yerine getirememesi durumunda ağır engellilik hali söz konusu olabilir. Kronik hastalıkların birleşimiyle ortaya çıkan durumlar, fonksiyonel kapasitede ciddi düşüşlere neden olabileceği için, bireylerin ağır engelli olarak kabul edilme ihtimalini artırır. Bu durum, sadece hastalıkların tıbbi tanısından ziyade, bu hastalıkların bireyin fiziksel ve sosyal işlevselliği üzerindeki kümülatif etkisine odaklanmayı gerektirir.
Kalp Yetmezliği ve Engellilik Kriterleri
Kalp yetmezliği, kalbin vücudun ihtiyaç duyduğu kanı yeterli miktarda pompalayamaması durumudur. Kronik ve ilerleyici bir hastalık olup, hastaların yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürür ve engellilik raporu değerlendirmelerinde önemli bir yer tutar. Engellilik oranı, hastalığın şiddetine ve hastanın efor kapasitesine göre belirlenir.
Kalp Yetmezliğinin Sınıflandırılması (NYHA)
Kalp yetmezliğinin şiddeti, genellikle New York Kalp Birliği (NYHA) fonksiyonel sınıflandırması ile değerlendirilir. Bu sınıflandırma, hastanın fiziksel aktivite kapasitesini ve semptomlarını temel alır:
- NYHA Sınıf I: Bilinen kalp hastalığı olmasına rağmen, fiziksel aktivitede kısıtlılık yoktur. Olağan fiziksel aktivite yorgunluk, çarpıntı, nefes darlığı veya anjina ağrısına neden olmaz.
- NYHA Sınıf II: Hafif fiziksel aktivite kısıtlılığı vardır. Dinlenirken rahat, ancak olağan fiziksel aktivite yorgunluk, çarpıntı, nefes darlığı veya anjina ağrısına neden olur.
- NYHA Sınıf III: Belirgin fiziksel aktivite kısıtlılığı vardır. Dinlenirken rahat, ancak hafif fiziksel aktivite yorgunluk, çarpıntı, nefes darlığı veya anjina ağrısına neden olur.
- NYHA Sınıf IV: Herhangi bir fiziksel aktivite olmadan bile semptomlar (yorgunluk, çarpıntı, nefes darlığı, anjina) mevcuttur. En küçük fiziksel aktivite bile rahatsızlığı artırır.
Engellilik raporu değerlendirmelerinde, NYHA sınıfı yükseldikçe engellilik oranı da artmaktadır. Özellikle Sınıf III ve Sınıf IV’deki hastalar, yüksek engellilik oranlarına sahip olabilirler.
Efor Kapasitesi ve Engellilik Oranı İlişkisi
Engellilik oranı belirlenirken, hastanın efor kapasitesi objektif testlerle ölçülür. Metabolik eşdeğer (MET) değeri, hastanın efor toleransını gösteren önemli bir parametredir. Yüksek MET değeri, daha iyi efor kapasitesini; düşük MET değeri ise kısıtlı efor kapasitesini işaret eder. Genel olarak:
- Kalp yetmezliğinin efor kapasitesini hafif derecede etkilediği (NYHA Sınıf I-II) durumlar daha düşük oranlarla değerlendirilir.
- Efor kapasitesinin orta derecede kısıtlandığı (NYHA Sınıf II-III) durumlar orta düzeyde engellilik oranlarına yol açar.
- Efor kapasitesinin ileri derecede kısıtlandığı (NYHA Sınıf III-IV) ve günlük yaşam aktivitelerinin ciddi şekilde etkilendiği durumlarda ise yüksek engellilik oranları söz konusu olur. Örneğin, 4 MET’ten az efor kapasitesine sahip olmak, yüksek engellilik oranı için bir göstergedir.
Objektif Testler (Ekokardiyografi, EKG, Anjiyografi)
Kalp yetmezliği tanısı ve şiddetini belirlemede kullanılan başlıca objektif testler şunlardır:
- Ekokardiyografi (EKO): Kalbin pompalama gücünü (ejeksiyon fraksiyonu – EF) ve yapısal bozukluklarını gösterir. EF değeri, engellilik oranının belirlenmesinde kritik bir faktördür. Genellikle EF %35 ve altında olan durumlar daha yüksek engellilik oranlarıyla ilişkilendirilir.
- Elektrokardiyografi (EKG): Kalp ritmi bozukluklarını ve miyokardiyal iskemi belirtilerini gösterir.
- Anjiyografi: Koroner arter hastalığının varlığını ve derecesini tespit eder. Kalp yetmezliğine yol açan nedenleri ortaya koyar.
- Efor Testi (Treadmill veya Bisiklet Ergometrisi): Hastanın fiziksel aktivite sırasında kalbinin nasıl tepki verdiğini ölçer ve efor kapasitesini belirler.
- BNP/NT-proBNP Kan Testleri: Kalp yetmezliğinin şiddetini ve prognozunu yansıtan biyobelirteçlerdir.
Sağlık kurulu, tüm bu test sonuçlarını ve klinik değerlendirmeyi bir arada ele alarak hastanın engellilik oranını belirler.
KOAH ve Astım: Solunum Sistemi Hastalıklarında Engellilik Değerlendirmesi
KOAH (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı) ve Astım, solunum yollarını etkileyen, nefes darlığı ve öksürük gibi semptomlarla seyreden kronik hastalıklardır. Her iki hastalık da solunum fonksiyonlarını kısıtlayarak engellilik raporu değerlendirmelerinde önemli rol oynar.
KOAH’ın Evreleri ve Fonksiyonel Kısıtlılıklar
KOAH, genellikle GOLD (Global Initiative for Chronic Obstructive Lung Disease) kriterlerine göre evrelendirilir. Bu evreleme, hastalığın şiddetini ve hastanın solunum fonksiyonlarındaki kısıtlılığı gösterir. Evreler, FEV1 (1. saniyedeki zorlu ekspiratuvar volüm) değerine göre belirlenir:
- Hafif KOAH (GOLD 1): FEV1 ≥ %80 beklenenin.
- Orta KOAH (GOLD 2): %50 ≤ FEV1 < %80 beklenenin.
- Şiddetli KOAH (GOLD 3): %30 ≤ FEV1 < %50 beklenenin.
- Çok Şiddetli KOAH (GOLD 4): FEV1 < %30 beklenenin veya FEV1 < %50 beklenenin ve kronik solunum yetmezliği belirtileri.
Engellilik oranı, KOAH’ın evresi yükseldikçe artar. Özellikle çok şiddetli KOAH (GOLD 4) ve buna bağlı kronik solunum yetmezliği, yüksek engellilik oranlarına yol açar. Bu durumda hastaların günlük yaşam aktiviteleri (yürüme, kişisel bakım, ev işleri vb.) ciddi şekilde kısıtlanır ve sıklıkla oksijen desteğine ihtiyaç duyulur.
Astım Şiddeti ve Tedaviye Yanıt
Astım, hava yollarının kronik inflamasyonu ile karakterize bir hastalıktır. Engellilik değerlendirmesinde astımın şiddeti, atak sıklığı, semptomların kontrol düzeyi ve kullanılan tedaviye yanıt büyük önem taşır. Astım genellikle hafif, orta ve şiddetli olarak sınıflandırılır:
- İyi Kontrollü Astım: Semptomlar haftada 2 kereden az, gece semptomları ayda 2 kereden az, fiziksel aktivite kısıtlılığı yok.
- Kısmen Kontrollü Astım: Semptomlar haftada 2 kereden fazla, gece semptomları ayda 2 kereden fazla, fiziksel aktivite kısıtlılığı var.
- Kontrol Altında Olmayan Astım: Semptomlar ve ataklar sık, yaşam kalitesi ciddi şekilde etkilenmiş.
Özellikle kontrol altına alınamayan, sık atak geçiren ve yüksek doz ilaç tedavisine rağmen semptomları devam eden şiddetli astım vakaları, engellilik oranı açısından daha yüksek değerlendirilir. Kalp yetmezliği ve KOAH ile birlikte görüldüğünde, astımın etkisi kümülatif olarak artar.
Solunum Fonksiyon Testleri (SFT) ve Engellilik Oranları
Solunum fonksiyon testleri (SFT), KOAH ve astımın tanısı, şiddeti ve tedavisinin takibinde kullanılan en önemli objektif yöntemlerdir. Engellilik raporu değerlendirmesinde de FEV1, FVC (zorlu vital kapasite) ve FEV1/FVC oranları esas alınır. Beklenenin yüzdesi olarak ifade edilen bu değerler, akciğerlerin ne kadar verimli çalıştığını gösterir.
- FEV1 değerinin beklenenin %80’in altında olması, solunum fonksiyonlarında kısıtlılık olduğunu gösterir.
- FEV1 değeri düştükçe engellilik oranı artar. Örneğin, FEV1’in beklenenin %30’unun altında olması, ciddi solunum kısıtlılığına ve yüksek engellilik oranlarına işaret eder.
Ayrıca, difüzyon kapasitesi (DLCO) gibi diğer solunum testleri de değerlendirmeye dahil edilebilir.
Kronik Solunum Yetmezliğinin Etkileri
KOAH veya şiddetli astıma bağlı gelişen kronik solunum yetmezliği (kan gazlarında oksijen düşüklüğü ve/veya karbondioksit yüksekliği), engellilik oranını önemli ölçüde artırır. Oksijen tedavisi veya non-invaziv ventilasyon (BiPAP/CPAP) gibi sürekli destek tedavilerine ihtiyaç duyan hastalar, genellikle yüksek engellilik oranlarına sahip olurlar. Bu durum, hastaların hareket kabiliyetini, uyku düzenini ve genel yaşam kalitesini derinden etkiler.
Hipertansiyonun (Tansiyon) Engellilik Raporuna Etkisi
Hipertansiyon, yani yüksek tansiyon, genellikle tek başına yüksek bir engellilik oranı getirmese de, organ hasarı oluşturduğunda veya diğer kronik hastalıklarla birlikte değerlendirildiğinde engellilik raporunda önemli bir faktör haline gelir. Tansiyonun kontrol altında olması ve organ hasarı oluşturup oluşturmadığı kritik öneme sahiptir.
Hipertansiyonun Hedef Organ Hasarı
Kronik hipertansiyon, zamanla vücuttaki önemli organlara (kalp, böbrek, beyin, gözler) zarar verebilir. Bu organ hasarları, engellilik oranının belirlenmesinde doğrudan etkilidir:
- Kardiyak Etkiler: Sol ventrikül hipertrofisi, kalp yetmezliği (kalp yetmezliği bölümünde ayrıntılı), koroner arter hastalığı. Özellikle kalp yetmezliği geliştiğinde, hipertansiyonun etkisi kalp yetmezliğinin engellilik oranına yansır.
- Renal Etkiler: Kronik böbrek hastalığı, böbrek fonksiyonlarında bozulma (glomerüler filtrasyon hızı – GFR düşüklüğü). Böbrek yetmezliği derecesine göre engellilik oranı ayrı bir başlık altında değerlendirilir ve diğer oranlarla birleştirilir.
- Serebral Etkiler: Geçirilmiş inme (felç), transient iskemik atak (TİA), vasküler demans. Nörolojik hasarın derecesine göre engellilik oranı belirlenir.
- Oküler Etkiler: Hipertansif retinopatiye bağlı görme bozuklukları.
Bu organ hasarlarının her biri, ilgili sistemin engellilik cetvelindeki kriterlerine göre ayrı ayrı değerlendirilir ve daha sonra Balthazard formülü ile birleştirilir.
Dirençli Hipertansiyon ve Komplikasyonları
Dirençli hipertansiyon, üç veya daha fazla farklı sınıftan antihipertansif ilaca, uygun dozlarda ve doğru şekilde kullanılmasına rağmen kan basıncının hedeflenen düzeylerde (genellikle 140/90 mmHg altında) kontrol altına alınamaması durumudur. Dirençli hipertansiyonun varlığı, hastalığın daha ciddi seyrettiğini ve organ hasarı riskinin daha yüksek olduğunu gösterir. Bu durum, komplikasyon riskini artırdığı için engellilik değerlendirmesinde ek bir faktör olarak göz önünde bulundurulabilir, özellikle de organ hasarı gelişmişse.
Hipertansiyonun Diğer Hastalıklarla Birlikteliği
Hipertansiyon, kalp yetmezliği, KOAH ve astım gibi diğer kronik hastalıklarla birlikte görüldüğünde, bu hastalıkların seyri üzerinde olumsuz bir etki yaratabilir. Örneğin, kontrolsüz hipertansiyon, kalp yetmezliğini kötüleştirebilir veya böbrek fonksiyonlarını daha hızlı bozarak KOAH ve astım hastalarının genel durumunu olumsuz etkileyebilir. Bu durumda, hipertansiyonun diğer hastalıklarla etkileşimi ve kümülatif zararlı etkisi, sağlık kurulu tarafından değerlendirilir ve toplam engellilik oranının belirlenmesinde göz önünde bulundurulur.
Çoklu Hastalıkların Birlikte Değerlendirilmesi: “Ağır Engelli” Kriteri
Birden fazla kronik hastalığın (kalp yetmezliği, KOAH, astım, hipertansiyon) bir arada bulunması, engellilik raporu sürecini karmaşıklaştırır ancak bireyin ağır engelli olarak tanımlanma ihtimalini artırır. Sağlık kurulu, her bir hastalığın kendi başına neden olduğu fonksiyonel kısıtlılıkları ve bu hastalıkların birbiri üzerindeki etkilerini bütüncül bir yaklaşımla değerlendirir.
Oranların Birleştirilmesi ve Balthazard Formülü
Engellilik değerlendirmesinde, bireyde birden fazla engellilik durumu mevcutsa, her bir engellilik oranının tek tek toplanması yerine “Balthazard Formülü” kullanılır. Bu formül, birbirini takip eden yüzdelerle çalışır ve oranların basitçe toplanmasından farklı bir sonuç verir. Amaç, en yüksek oranın baz alınarak, diğer oranların kalan kapasite üzerindeki ek etkisinin hesaplanmasıdır. Formül şöyledir:
Bileşik Engellilik Oranı = A + [B x (100-A) / 100]
Burada A en yüksek engellilik oranı, B ise ikinci en yüksek engellilik oranıdır. Üç veya daha fazla oran varsa, bu işlem sırasıyla tekrarlanır. Örneğin, bir hastada kalp yetmezliğinden %40, KOAH’tan %30 ve böbrek yetmezliğinden %20 engellilik oranı varsa:
- En yüksek oran: %40 (A)
- İkinci en yüksek oran: %30 (B)
- İlk birleşim: 40 + [30 x (100-40) / 100] = 40 + [30 x 60 / 100] = 40 + 18 = %58
- Şimdi %58 (A yeni) ve %20 (B yeni) ile devam edilir: 58 + [20 x (100-58) / 100] = 58 + [20 x 42 / 100] = 58 + 8.4 = %66.4
Bu formül sayesinde, birden fazla hastalığın bireyin genel işlevselliği üzerindeki kümülatif etkisi daha gerçekçi bir şekilde yansıtılır.
Fonksiyonel Kapasite Kaybının Kümülatif Etkisi
Kalp yetmezliği, KOAH, astım ve hipertansiyon gibi hastalıklar, farklı sistemleri etkilese de, sonuçta bireyin genel fonksiyonel kapasitesinde benzer kısıtlılıklara yol açabilir: nefes darlığı, yorgunluk, efor intoleransı, fiziksel aktivite kısıtlılığı. Bu hastalıkların birleşimi, her bir hastalığın tek başına yaratacağı etkiyi aşan bir kümülatif fonksiyonel kayba neden olabilir. Örneğin, kalp yetmezliği olan bir hastada aynı zamanda KOAH varsa, hem kardiyak hem de pulmoner sistemin kısıtlılığı, hastanın yürüme, merdiven çıkma gibi günlük aktivitelerde çok daha fazla zorlanmasına neden olur. Bu durum, sağlık kurulunun değerlendirmesinde göz önünde bulundurularak, bireyin genel yaşam kalitesi üzerindeki olumsuz etki vurgulanmalıdır.
Günlük Yaşam Aktivitelerine Etki (ADL)
Engellilik değerlendirmesinde sadece tıbbi test sonuçları değil, aynı zamanda hastalıkların bireyin günlük yaşam aktiviteleri (Activities of Daily Living – ADL) üzerindeki etkisi de büyük önem taşır. Giyinme, beslenme, kişisel hijyen, tuvalet ihtiyacını karşılama, yürüme, merdiven çıkma, alışveriş yapma, ev işlerini yürütme gibi temel aktivitelerde bağımsızlık derecesi, engellilik oranını ve ağır engellilik durumunu belirlemede kilit rol oynar. Çoklu kronik hastalıklar, genellikle bu aktivitelerin birçoğunda ciddi kısıtlılıklara yol açarak, bireyin başkalarına bağımlı hale gelmesine neden olabilir. Bu durum, ağır engelli statüsü için önemli bir göstergedir.
Heyet Değerlendirme Süreci ve Doktorların Rolü
Engelli raporu almak için hastanelerin sağlık kurullarına başvurulur. Bu kurullar, farklı uzmanlık alanlarından (Kardiyoloji, Göğüs Hastalıkları, İç Hastalıkları, Nöroloji, Göz Hastalıkları vb.) doktorlardan oluşur. Her bir uzman, kendi alanındaki hastalığın neden olduğu engellilik oranını belirler ve bir rapor hazırlar. Daha sonra kurul, tüm bu raporları, objektif test sonuçlarını, klinik bulguları ve hastanın günlük yaşam aktiviteleri üzerindeki kısıtlılıklarını bir araya getirerek nihai engellilik oranını Balthazard formülüyle hesaplar. Bu süreçte, doktorların detaylı ve doğru değerlendirmesi, raporun objektifliği ve adil olması açısından hayati öneme sahiptir.
Süreçteki Zorluklar ve İtiraz Hakları
Engelli raporu süreci, hastalar için bürokratik ve psikolojik olarak zorlayıcı olabilir. Özellikle çoklu hastalığı olan bireylerde, her bir hastalığın detaylı incelenmesi ve birbiriyle etkileşimlerinin doğru değerlendirilmesi zaman alabilir. Raporda belirlenen oranın beklentileri karşılamaması veya hatalı olduğunu düşündüğünüz durumlarda itiraz hakkı mevcuttur. Raporun tebliğ tarihinden itibaren belirli bir süre içinde (genellikle 30 gün), İl Sağlık Müdürlüğü’ne dilekçe ile itiraz edilebilir. İtiraz üzerine hasta, farklı bir hakem hastaneye sevk edilerek yeniden değerlendirilir. Hakem hastane raporu kesindir, ancak bazı durumlarda bu rapora da itiraz hakkı bulunabilir.
Ağır Engelli Raporu Süreci: Adımlar ve Belgeler
Ağır engelli raporu almak isteyen bireylerin belirli adımları takip etmesi ve gerekli belgeleri eksiksiz sunması gerekmektedir. Süreç, genellikle aşağıdaki aşamalardan oluşur:
Başvuru ve Gerekli Evraklar
Engelli raporu almak için ilk adım, ikamet ettiğiniz il veya ilçedeki tam teşekküllü bir devlet hastanesi veya üniversite hastanesine başvurmaktır. Başvuru için genellikle şu belgeler gereklidir:
- Nüfus cüzdanı ve fotokopisi
- Son altı ay içinde çekilmiş biyometrik fotoğraf (genellikle 2-4 adet)
- Engelli raporu başvuru dilekçesi (hastaneden temin edilir)
- Varsa mevcut sağlık kurulu raporlarının fotokopileri veya geçmişe ait tıbbi belgeler (epikrizler, test sonuçları, ilaç listesi vb.)
Başvuru sırasında, hastanenin ilgili birimine (genellikle Engelli Sağlık Kurulu Birimi veya Tıbbi Sekreterlik) müracaat edilerek randevu alınır ve gerekli yönlendirmeler yapılır.
Sağlık Kurulu Muayenesi
Randevu gününde, hasta belirlenen uzman doktorlar tarafından muayene edilir. Kalp yetmezliği, KOAH, astım ve hipertansiyon gibi rahatsızlıklar için ilgili uzmanlar (Kardiyoloji, Göğüs Hastalıkları, İç Hastalıkları) detaylı fiziksel muayene yapar ve mevcut tıbbi kayıtları inceler. Gerekli görüldüğü takdirde ek tetkikler (EKO, SFT, kan testleri, efor testi vb.) istenebilir. Bu muayenelerde, hastalığın şiddeti, fonksiyonel kısıtlılıkları ve günlük yaşam aktivitelerine etkisi değerlendirilir. Doktorlar, kendi alanlarıyla ilgili engellilik oranını belirleyerek raporlarını hazırlar.
Raporun Verilmesi ve Süresi
Tüm uzman doktor muayeneleri ve tetkikler tamamlandıktan sonra, Sağlık Kurulu toplanır ve Balthazard formülü kullanarak nihai engellilik oranını belirler. Rapor, “Sürekli” veya “Süreli” olarak düzenlenebilir. Kronik ve ilerleyici hastalıklar genellikle süreli raporla sonuçlansa da, hastalığın stabil seyretmesi veya kalıcı hale gelmesi durumunda sürekli rapor verilebilir. Raporun süresi dolduğunda, yenileme için tekrar başvuru yapılması gerekmektedir. Rapor hazır olduğunda, hastaneden teslim alınabilir veya e-Devlet üzerinden görüntülenebilir.
Raporun Sağladığı Haklar
Ağır engelli raporu, bireylere çeşitli haklar ve avantajlar sunar. Bunlardan bazıları:
- Vergi İndirimleri: Engelli aylığı, gelir vergisi indirimi, emlak vergisi muafiyeti, ÖTV ve MTV indirimi.
- Sosyal Hizmetler: Evde bakım maaşı (ağır engelli ibaresi olanlar için), ücretsiz veya indirimli toplu taşıma, eğitim ve rehabilitasyon destekleri.
- İstihdam: Engelli memur ve işçi istihdamı kotaları.
- Diğer Haklar: Telekomünikasyon indirimleri, bazı kamu hizmetlerinden öncelikli yararlanma.
Bu haklar, engelli bireylerin toplumsal yaşama daha aktif katılımını sağlamayı ve yaşam standartlarını yükseltmeyi amaçlamaktadır.
Kalp yetmezliği, KOAH, astım ve hipertansiyon gibi çoklu kronik hastalıklarla yaşayan bireyler için ağır engelli raporu alma süreci, titiz bir tıbbi değerlendirme ve bürokratik adımları içeren karmaşık bir süreçtir. Bu hastalıkların her birinin kendi engellilik kriterleri olmakla birlikte, bir araya geldiklerinde bireyin genel fonksiyonel kapasitesinde kümülatif ve ciddi bir düşüşe yol açabilirler. Sağlık kurulu, tüm objektif test sonuçlarını, klinik bulguları ve günlük yaşam aktivitelerine olan etkiyi bütüncül bir yaklaşımla değerlendirerek, Balthazard formülü ile nihai engellilik oranını belirler. Bu rapor, bireylerin sosyal ve ekonomik haklardan faydalanarak yaşam kalitelerini artırmalarına olanak tanır. Süreç boyunca doğru bilgiye sahip olmak, gerekli belgeleri eksiksiz sunmak ve hak arama yollarını bilmek, hastaların ve yakınlarının bu zorlu süreci daha etkin yönetmelerine yardımcı olacaktır.




