
Kronik eklem hastalıkları, milyonlarca insanın yaşamını doğrudan etkileyen, ilerleyici ve çoğu zaman ağrılı durumlardır. Bu hastalıklar arasında ileri derece kireçlenme (osteoartrit) ve romatoid artrit, bireylerin günlük yaşam aktivitelerini, mesleki performanslarını ve genel yaşam kalitelerini ciddi şekilde kısıtlayan en yaygın tablolardan ikisidir. Bu tür fonksiyonel kısıtlamalar, bireylerin sosyal haklardan ve desteklerden faydalanabilmesi için yasal olarak tanımlanmış bir engel oranının hesaplanmasını gerektirebilir. Engel oranı hesaplama süreci, ilgili mevzuatlar çerçevesinde, multidisipliner bir yaklaşımla ve detaylı klinik değerlendirmelerle yürütülen karmaşık bir prosedürdür. Bu makale, ileri derece kireçlenme ve romatoid artritte fonksiyonel kısıtlamaların engel oranı hesaplamasındaki detaylarını, bu süreçte göz önünde bulundurulan kriterleri ve yasal çerçeveyi kapsamlı bir şekilde ele almayı amaçlamaktadır.
- 1. Kireçlenme (Osteoartrit) ve Romatoid Artrit Nedir?
- 1.1. Kireçlenme (Osteoartrit)
- 1.2. Romatoid Artrit
- 2. Fonksiyonel Kısıtlamaların Anlamı ve Önemi
- 2.1. Günlük Yaşam Aktiviteleri (GYA)
- 2.2. Enstrümantal Günlük Yaşam Aktiviteleri (EGYA)
- 3. Engel Oranı Hesaplamasının Yasal Çerçevesi
- 3.1. Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik
- 4. İleri Derece Kireçlenmede Engel Oranı Hesaplama Detayları
- 4.1. Eklem Tutulumu ve Etkilenen Bölgeler
- 4.2. Hareket Kısıtlılığı ve Ağrının Rolü
- 4.3. Cerrahi Tedavilerin Engel Oranına Etkisi
- 5. Romatoid Artritte Engel Oranı Hesaplama Detayları
- 5.1. Hastalık Aktivitesi ve Sistemik Tutulum
- 5.2. Eklem Deformiteleri ve Fonksiyonel Kapasite
- 5.3. Tedaviye Yanıt ve Biyolojik Ajanlar
- 6. Değerlendirme Süreci ve Sağlık Kurulu Raporları
- 6.1. Uzman Hekimlerin Rolü ve Tetkikler
- 6.2. Kurul Değerlendirmesi ve Nihai Karar
- 7. Fonksiyonel Kısıtlamaların Objektif Ölçümü
- 7.1. Hareket Açıklığı ve Kas Gücü Testleri
- 7.2. Yaşam Kalitesi ve Günlük Yaşam Aktiviteleri Değerlendirmesi
- 8. Hastalık Yönetimi ve Rehabilitasyonun Engel Oranına Etkisi
- 9. Sonuç
- 10. Sıkça Sorulan Sorular
- 10.1. Engel oranı hesaplamasında kireçlenme ile romatoid artrit arasındaki temel farklar nelerdir?
- 10.2. Sağlık kurulu raporu almak için hangi belgelere ihtiyaç duyulur?
- 10.3. Tek bir eklemin ileri derecede kireçlenmesi yüksek bir engel oranı almayı sağlar mı?
- 10.4. Romatoid artritte biyolojik tedavi kullanmak engel oranını düşürür mü?
- 10.5. Engel oranı hesaplamasında Balthazard Formülü nedir ve ne zaman kullanılır?
Kireçlenme (Osteoartrit) ve Romatoid Artrit Nedir?
Kireçlenme (osteoartrit) ve romatoid artrit, farklı etiyolojilere sahip olsalar da, her ikisi de eklemlerde hasara ve fonksiyon kaybına yol açabilen kronik hastalıklardır. Aralarındaki temel farkları anlamak, fonksiyonel kısıtlamaların değerlendirilmesinde kritik öneme sahiptir.
Kireçlenme (Osteoartrit)
Kireçlenme, eklemlerdeki kıkırdak dokunun zamanla aşınması ve bozulması sonucu ortaya çıkan dejeneratif bir eklem hastalığıdır. Genellikle yaşla birlikte artar, ancak genetik faktörler, obezite, eklem travmaları ve aşırı kullanma gibi faktörler de riskini artırır. Kireçlenme, özellikle diz, kalça, omurga, el ve ayak parmakları gibi ağırlık taşıyan eklemleri etkiler. Temel belirtileri eklem ağrısı (özellikle hareketle artan), sertlik (özellikle sabahları veya uzun süre hareketsizlik sonrası), hareket kısıtlılığı ve eklemde şişliktir. Hastalık ilerledikçe, eklemde kemik çıkıntıları (osteofitler) oluşabilir ve eklem yapısı tamamen bozulabilir, bu da şiddetli fonksiyon kaybına yol açar.
×Romatoid Artrit
Romatoid artrit (RA), bağışıklık sisteminin kendi eklemlerine saldırması sonucu ortaya çıkan kronik, inflamatuar ve otoimmün bir hastalıktır. Genellikle simetrik olarak küçük eklemleri (el ve ayak parmakları) etkilemekle birlikte, diz, kalça, omuz gibi büyük eklemleri ve hatta iç organları (akciğerler, kalp, gözler) da tutabilir. RA’nın temel belirtileri, sabah tutukluğu (genellikle bir saatten fazla süren), eklemlerde ağrı, şişlik, ısı artışı ve hassasiyettir. Tedavi edilmediğinde eklemlerde kalıcı hasara, deformitelere ve ciddi fonksiyon kayıplarına neden olabilir. Hastalığın seyri, alevlenmeler ve remisyon dönemleri ile karakterizedir.
Fonksiyonel Kısıtlamaların Anlamı ve Önemi
Fonksiyonel kısıtlama, bir bireyin günlük yaşam aktivitelerini (GYA) ve enstrümantal günlük yaşam aktivitelerini (EGYA) bağımsız bir şekilde yerine getirme yeteneğindeki bozulmayı ifade eder. Bu kısıtlamalar, hastalıkların fiziksel ve bazen de psikolojik etkilerinden kaynaklanır.
Günlük Yaşam Aktiviteleri (GYA)
GYA, kişisel bakım, hijyen ve temel hareketlilik gibi temel aktiviteleri kapsar. Bunlar arasında yemek yemek, giyinmek, banyo yapmak, tuvalet ihtiyacını gidermek, yatağa girip çıkmak ve kısa mesafelerde yürümek yer alır. İleri derece kireçlenme ve romatoid artrit, bu aktivitelerin birçoğunu ağrı, sertlik ve eklem deformiteleri nedeniyle zorlaştırabilir veya imkansız hale getirebilir.
Enstrümantal Günlük Yaşam Aktiviteleri (EGYA)
EGYA, daha karmaşık ve bağımsız yaşam sürdürmek için gerekli olan aktivitelerdir. Örneğin; alışveriş yapmak, yemek pişirmek, ev işleri yapmak, ilaçları yönetmek, telefon kullanmak, para yönetimi ve toplu taşıma kullanmak gibi. Bu aktivitelerdeki kısıtlamalar, bireyin sosyal katılımını ve ekonomik bağımsızlığını ciddi şekilde etkiler. Engel oranı hesaplamalarında, hem GYA hem de EGYA üzerindeki kısıtlamaların derecesi titizlikle değerlendirilir.
Engel Oranı Hesaplamasının Yasal Çerçevesi
Türkiye’de engel oranı hesaplamaları, belirli yasal düzenlemeler ve yönetmelikler çerçevesinde yürütülür. Bu düzenlemeler, engelli bireylerin haklarını ve alacakları destekleri belirlemek amacıyla standart bir değerlendirme sistemi oluşturur.
Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik
Bu yönetmelik, engel oranı hesaplamasının temelini oluşturan ana düzenlemedir. Yönetmelik, çeşitli organ sistemlerindeki fonksiyon kayıplarına göre engel oranlarının nasıl belirleneceğini detaylı bir şekilde açıklar. Romatolojik hastalıklar ve eklem hareket kısıtlılıkları, bu yönetmelik kapsamında özel bir bölüm altında değerlendirilir. Değerlendirme, sadece hastalığın tanısını değil, aynı zamanda hastalığın aktivitesini, neden olduğu kalıcı hasarı, tedaviye yanıtı ve en önemlisi bireyin günlük yaşamındaki fonksiyonel kısıtlamaların derecesini esas alır. Her bir eklemin tutulum derecesi, hareket açıklığı, ağrı düzeyi ve eklemdeki deformiteler puanlanır ve bu puanlar birleştirilerek nihai engel oranı belirlenir.
İleri Derece Kireçlenmede Engel Oranı Hesaplama Detayları
İleri derece kireçlenmede engel oranı hesaplaması, hastalığın hangi eklemleri ne derecede etkilediğine, hareket kısıtlılığının boyutuna ve uygulanan tedavilerin etkinliğine göre farklılık gösterir. Bu süreçte özellikle ortopedi ve fizik tedavi uzmanlarının görüşleri belirleyicidir.
Eklem Tutulumu ve Etkilenen Bölgeler
Kireçlenme, genellikle tek veya birkaç eklemi etkiler, ancak bazen yaygın tutulum da gösterebilir. Büyük eklemler (diz, kalça, omuz) üzerindeki kısıtlamalar, küçük eklemlere (parmaklar) kıyasla genellikle daha yüksek engel oranlarına yol açabilir. Örneğin, bir dizde ileri derece kireçlenme ile oluşan yürüme güçlüğü, el parmaklarındaki hafif kısıtlamadan daha ciddi bir fonksiyonel kayıp olarak değerlendirilir. Çift taraflı eklem tutulumları da tek taraflı tutulumlara göre daha yüksek oranların hesaplanmasına neden olur.
Hareket Kısıtlılığı ve Ağrının Rolü
Kireçlenmeye bağlı eklem hareket açıklığı kaybı (eklem kontraktürleri) ve kronik ağrı, fonksiyonel kısıtlamanın temel nedenleridir. Sağlık kurulu raporlarında, eklem hareket açıklıkları gonyometre gibi araçlarla objektif olarak ölçülür ve normal değerlerle karşılaştırılır. Ağrı, subjektif bir semptom olsa da, günlük aktiviteleri ne derece kısıtladığı ve analjezik tedavilere ne kadar yanıt verdiği de dikkate alınır. Şiddetli ve kontrol altına alınamayan ağrı, engel oranını artırıcı bir faktör olabilir.
Cerrahi Tedavilerin Engel Oranına Etkisi
İleri derece kireçlenmede sıklıkla total eklem protezi (artroplasti) gibi cerrahi tedaviler uygulanır. Cerrahi sonrası hastanın fonksiyonel durumu ve eklem hareket açıklığı, protezin başarısı ve rehabilitasyon süreci göz önünde bulundurularak yeniden değerlendirilir. Başarılı bir protez ameliyatı ile fonksiyonel kapasite önemli ölçüde geri kazanılırsa, engel oranı düşebilir. Ancak, cerrahi sonrası komplikasyonlar, protez gevşemesi veya yetersiz rehabilitasyon sonucu kalıcı fonksiyon kaybı devam ederse, bu durum engel oranı hesaplamasında dikkate alınır.
Romatoid Artritte Engel Oranı Hesaplama Detayları
Romatoid artritte engel oranı hesaplaması, hastalığın inflamatuar ve sistemik doğası nedeniyle kireçlenmeden farklı kriterler içerebilir. Hastalık aktivitesi, eklem deformiteleri ve iç organ tutulumları bu süreçte belirleyici faktörlerdir.
Hastalık Aktivitesi ve Sistemik Tutulum
Romatoid artritin aktif olduğu dönemlerde, eklemlerde şiddetli inflamasyon, ağrı ve tutukluk yaşanır. Hastalık aktivitesi DAS28 (Hastalık Aktivite Skoru 28 eklem) gibi skorlama sistemleri ile objektif olarak değerlendirilebilir. Yüksek hastalık aktivitesi, geçici olarak dahi olsa, bireyin fonksiyonlarını ciddi şekilde kısıtlayabilir. Ayrıca, RA’nın akciğer, kalp, böbrek veya sinir sistemi gibi iç organları etkilemesi (sistemik tutulum), eklem tutulumundan bağımsız olarak ek bir engel oranı getirebilir ve genel engel oranını önemli ölçüde artırabilir.
Eklem Deformiteleri ve Fonksiyonel Kapasite
Uzun süreli veya iyi tedavi edilmemiş romatoid artrit, eklemlerde kalıcı deformitelere (örneğin, kuğu boynu deformitesi, düğme iliği deformitesi) ve ankiloza (eklemde tam hareket kaybı) yol açabilir. Bu deformiteler, bireyin el becerilerini, yürüme yeteneğini ve genel motor fonksiyonlarını kalıcı olarak bozabilir. Fonksiyonel kapasite değerlendirmesi için HAQ (Sağlık Değerlendirme Anketi) gibi ölçekler kullanılabilir. Bu anketler, bireyin GYA ve EGYA’yı ne ölçüde bağımsız yapabildiğini objektif bir şekilde değerlendirmeye yardımcı olur.
Tedaviye Yanıt ve Biyolojik Ajanlar
Romatoid artrit tedavisinde kullanılan biyolojik ajanlar gibi modern ilaçlar, hastalığın ilerlemesini yavaşlatabilir ve fonksiyonel kapasiteyi artırabilir. Ancak, tedaviye rağmen bazı hastalarda kalıcı eklem hasarı ve fonksiyonel kısıtlılıklar devam edebilir. Engel oranı hesaplamasında, hastanın aldığı tedaviler, tedaviye yanıtı ve tedaviye rağmen kalan kalıcı kısıtlılıklar da göz önünde bulundurulur. Tedaviye dirençli ve ilerleyici hastalığı olan bireylerde engel oranı daha yüksek olabilir.
Değerlendirme Süreci ve Sağlık Kurulu Raporları
Engel oranı hesaplaması, multidisipliner bir yaklaşım gerektiren, belirli bir prosedür izlenerek gerçekleştirilen resmi bir süreçtir.
Uzman Hekimlerin Rolü ve Tetkikler
Engel oranı raporu için başvurulduğunda, birey öncelikle ilgili uzman hekimler tarafından değerlendirilir. Romatoid artrit ve kireçlenme durumunda, genellikle Romatoloji, Ortopedi ve Travmatoloji, Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon uzmanları tarafından ayrı ayrı muayene edilir. Bu muayenelerde, hastanın fiziksel durumu, eklem hareket açıklıkları, kas gücü, ağrı düzeyi ve günlük yaşam aktivitelerindeki kısıtlılıkları detaylı olarak incelenir. Ayrıca, radyolojik (röntgen, MR, ultrason), laboratuvar (kan testleri) ve diğer özel tetkikler (elektromiyografi vb.) yapılarak hastalığın objektif bulguları ve hasar derecesi belirlenir.
Kurul Değerlendirmesi ve Nihai Karar
Uzman hekimlerden alınan tüm bilgiler ve tetkik sonuçları, bir Sağlık Kurulu tarafından değerlendirilir. Bu kurul, farklı uzmanlık dallarından hekimlerden oluşur ve ilgili mevzuattaki “Özürlülük Ölçütü”ne göre her bir fonksiyon kaybına karşılık gelen oranları belirler. Birden fazla organ sisteminde engel bulunması durumunda, engel oranları “Balthazard Formülü” olarak bilinen bir yöntemle birleştirilerek nihai engel oranı hesaplanır. Kurul, bireyin genel sağlık durumunu, günlük yaşamındaki kısıtlamaları ve hastalığın ilerleme potansiyelini dikkate alarak nihai kararı verir ve Sağlık Kurulu Raporu düzenlenir. Bu rapor, yasal haklardan faydalanmak için temel belge niteliğindedir.
Fonksiyonel Kısıtlamaların Objektif Ölçümü
Engel oranı hesaplamasında subjektif şikayetlerin yanı sıra, fonksiyonel kısıtlamaların objektif olarak ölçülmesi büyük önem taşır. Bu, değerlendirmenin güvenilirliğini ve tutarlılığını artırır.
Hareket Açıklığı ve Kas Gücü Testleri
Eklemlerin hareket açıklığı, gonyometre adı verilen özel bir aletle ölçülür ve normal eklem hareket açıklığı değerleriyle karşılaştırılır. Bu ölçümler, eklemlerdeki sertlik, kontraktür veya ankilozun derecesini objektif olarak ortaya koyar. Kas gücü ise manuel kas testi veya dinamometre gibi cihazlarla ölçülerek, kas atrofilerinin veya güçsüzlüğün derecesi belirlenir. Bu testler, yürüme, kavrama, kaldırma gibi temel fonksiyonların ne ölçüde etkilendiğini anlamak için hayati öneme sahiptir.
Yaşam Kalitesi ve Günlük Yaşam Aktiviteleri Değerlendirmesi
Subjektif olarak algılanan yaşam kalitesi, bazı standart anketler (SF-36, EQ-5D) kullanılarak değerlendirilir. Bu anketler, bireyin fiziksel, sosyal ve ruhsal sağlığını sorgulayarak, hastalığın genel yaşam üzerindeki etkisini anlamaya yardımcı olur. Günlük yaşam aktiviteleri ise Barthel İndeksi veya Fonksiyonel Bağımsızlık Ölçütü (FİM) gibi standardize edilmiş ölçeklerle değerlendirilir. Bu ölçekler, bireyin kişisel bakım, mobilite, transfer ve iletişim gibi temel aktiviteleri ne ölçüde bağımsız yapabildiğini puanlayarak, fonksiyonel kısıtlılığın derecesini somutlaştırır.
| Değerlendirme Kriteri | Kireçlenme (Osteoartrit) Odak Noktaları | Romatoid Artrit Odak Noktaları |
|---|---|---|
| Hastalık Etiyolojisi | Dejeneratif (kıkırdak aşınması) | Otoimmün (sistemik inflamasyon) |
| Primer Etkilenen Eklemler | Ağırlık taşıyan eklemler (diz, kalça, omurga), el/ayak parmakları (distal) | Küçük eklemler (el/ayak parmakları proksimal), simetrik tutulum |
| Fonksiyonel Kısıtlama Ana Nedenleri | Mekanik ağrı, eklem hareket kısıtlılığı, sertlik, kemik büyümesi | İnflamatuar ağrı, sabah tutukluğu, eklem deformiteleri, sistemik tutulum |
| Değerlendirmede Önemli Faktörler | Radyolojik dejenerasyon derecesi, eklem protezi varlığı, hareket açıklığı kayıpları | Hastalık aktivite skorları (DAS28), sistemik tutulum, deformite derecesi, HAQ skoru |
| Tedavi Etkinliğinin Değerlendirilmesi | Fizik tedavi sonrası fonksiyonel düzelme, cerrahi sonrası durum | Hastalık modifiye edici ilaçlara (DMARDs) ve biyolojik ajanlara yanıt |
| Engel Oranı Hesaplama Farkı | Daha çok lokal eklem hasarı ve mekanik kısıtlılıklar baz alınır. | Hastalığın sistemik etkileri ve aktivite durumu da kritik rol oynar. |
Hastalık Yönetimi ve Rehabilitasyonun Engel Oranına Etkisi
Kireçlenme ve romatoid artrit gibi kronik eklem hastalıklarının yönetimi, multidisipliner bir yaklaşım gerektirir. Tıbbi tedaviler, fizik tedavi ve rehabilitasyon programları, hastaların ağrılarını kontrol etmelerine, fonksiyonel kapasitelerini artırmalarına ve yaşam kalitelerini iyileştirmelerine yardımcı olur. Etkili bir hastalık yönetimi, bireylerin engel oranlarını olumlu yönde etkileyebilir.
Fizik tedavi ve rehabilitasyon programları, eklem hareket açıklığını koruma veya artırma, kas gücünü geliştirme, ağrıyı azaltma ve adaptif stratejiler öğrenme konularında kilit rol oynar. Düzenli egzersiz, yardımcı cihaz kullanımı ve ergonomik düzenlemeler, hastaların günlük aktivitelerini daha bağımsız bir şekilde yerine getirmelerini sağlayabilir. Bu durum, sağlık kurulu değerlendirmesinde, bireyin fonksiyonel durumu üzerindeki olumlu etki nedeniyle daha düşük bir engel oranına yol açabilir.
Öte yandan, uygun tedaviye rağmen hastalık kontrol altına alınamıyorsa veya rehabilitasyon sonuç vermiyorsa, kalıcı fonksiyonel kısıtlılıklar devam eder ve bu da engel oranının yüksek kalmasına neden olabilir. Bu nedenle, tedaviye uyum, düzenli takip ve etkin rehabilitasyon, hem bireyin yaşam kalitesi hem de engel oranı değerlendirmesi açısından büyük önem taşır.
Sonuç
İleri derece kireçlenme (osteoartrit) ve romatoid artritte fonksiyonel kısıtlamalara göre engel oranı hesaplaması, bireylerin sağlık durumunun ve günlük yaşamdaki bağımsızlık seviyelerinin detaylı bir değerlendirmesini gerektiren karmaşık ve hassas bir süreçtir. Bu süreç, hastalığın etiyolojisi, aktivite derecesi, eklem tutulumu, hareket kısıtlılığı, ağrı düzeyi, uygulanan tedaviler ve cerrahi girişimler gibi birçok faktörü kapsar. Yasal mevzuat çerçevesinde, uzman hekimlerin objektif ölçümleri ve multidisipliner sağlık kurullarının titiz değerlendirmeleri sonucunda belirlenen engel oranı, bireylerin sosyal ve ekonomik haklardan adil bir şekilde yararlanabilmesi için hayati bir belgedir. Bu raporlar, sadece bir sayıdan ibaret olmayıp, hastalığın bireyin yaşamındaki gerçek etkisini yansıtan önemli bir göstergedir.
Sıkça Sorulan Sorular
Engel oranı hesaplamasında kireçlenme ile romatoid artrit arasındaki temel farklar nelerdir?
Kireçlenmede engel oranı hesaplaması daha çok eklemlerdeki dejeneratif hasar, hareket kısıtlılığı ve ağrı gibi mekanik fonksiyon kayıplarına odaklanırken; romatoid artritte hastalığın inflamatuar aktivitesi, eklem deformiteleri, sistemik tutulum (iç organlar) ve biyolojik ajanlara yanıt gibi faktörler daha fazla ağırlık taşır.
Sağlık kurulu raporu almak için hangi belgelere ihtiyaç duyulur?
Genellikle kimlik belgesi, sağlık raporu talebini belirten dilekçe, tıbbi geçmişi gösteren epikriz raporları, yapılmış tüm tetkik sonuçları (röntgen, MR, kan testleri vb.) ve varsa mevcut kullandığınız ilaçların listesi gibi belgelere ihtiyaç duyulur. Başvurulan sağlık kuruluşundan detaylı bilgi alınması önerilir.
Tek bir eklemin ileri derecede kireçlenmesi yüksek bir engel oranı almayı sağlar mı?
Tek bir eklemdeki ileri derece kireçlenme, eklemin fonksiyonel önemine ve kısıtlama derecesine göre engel oranı almanıza neden olabilir. Özellikle diz veya kalça gibi büyük ve ağırlık taşıyan eklemlerdeki ileri derece kireçlenme, yürüme ve günlük yaşam aktivitelerini ciddi şekilde etkilediği için önemli bir engel oranına yol açabilir. Ancak, nihai oran tüm vücut fonksiyonları değerlendirilerek belirlenir.
Romatoid artritte biyolojik tedavi kullanmak engel oranını düşürür mü?
Biyolojik tedaviler, romatoid artritin inflamatuar aktivitesini azaltarak eklem hasarını önleyebilir ve fonksiyonel kapasiteyi artırabilir. Eğer tedavi başarılı olur ve bireyin fonksiyonel kısıtlamaları önemli ölçüde azalırsa, bu durum engel oranının düşmesine neden olabilir. Ancak, tedaviye rağmen kalıcı hasar veya sistemik tutulum devam ediyorsa engel oranı yüksek kalabilir.
Engel oranı hesaplamasında Balthazard Formülü nedir ve ne zaman kullanılır?
Balthazard Formülü, bir bireyde birden fazla organ sisteminde engel bulunması durumunda, bu engellerin oranlarını birleştirerek genel engel oranını hesaplamak için kullanılan bir yöntemdir. Oranlar basitçe toplanmaz, çünkü bir engel diğerini etkileyebilir. Bu formül, bir sistemdeki engel oranının kalan vücut kapasitesi üzerindeki etkisini matematiksel olarak hesaplayarak nihai birleştirilmiş engel oranını verir.



