Siteye erişmek için JavaScript gereklidir.

Bu siteyi görüntülemek için lütfen tarayıcı ayarlarınızdan JavaScript’i etkinleştirin.

Dil Yanması Sendromu ve B12 Eksikliği: Ağıza Giren Gizemli Yanma Hissinin Perde Arkası

Dil yanması sendromu (BMS), ağızda hissedilen ısınma veya yanma hissiyle karakterize, çoğu zaman nedeni anlaşılamayan bir durumdur. Ancak bazen bu rahatsız edici hissin ardında B12 vitamini eksikliği gibi gözden kaçabilen önemli bir faktör yatabilir. Bu yazımızda, bu iki durum arasındaki ilişkiyi, belirtilerini, tanı ve tedavi yöntemlerini derinlemesine inceleyeceğiz....

HKTR
HKTR tarafından
21 Ocak 2026 yayınlandı / 21 Ocak 2026 21:22 güncellendi
16 dk 6 sn 16 dk 6 sn okuma süresi
Dil Yanması Sendromu ve B12 Eksikliği: Ağıza Giren Gizemli Yanma Hissinin Perde Arkası
Google News Google News ile Abone Ol 0 Yorum

Ağızda hissedilen o tarifsiz yanma, karıncalanma ya da uyuşukluk… Dil yanması sendromu (BMS), hayat kalitesini ciddi derecede düşürebilen, genellikle belirgin bir neden olmaksızın ortaya çıkan, kronik bir rahatsızlıktır. Bu sendromla yaşayan birçok kişi, yıllarca süren araştırmalara rağmen kesin bir teşhis ve etkili bir tedavi bulmakta zorlanabilir. Ancak son yıllarda yapılan araştırmalar, bu gizemli yanma hissinin altında yatan nedenlerden birinin, vücudumuz için hayati önem taşıyan bir vitamin olan B12 eksikliği olabileceğine dikkat çekiyor. Gelin, bu karmaşık ilişkiyi ve ağız sağlığınız için B12 vitamininin neden bu kadar önemli olduğunu birlikte keşfedelim.

Dil Yanması Sendromu (BMS) Nedir?

Dil yanması sendromu (Burning Mouth Syndrome – BMS), tıbbi olarak glossodini olarak da bilinen, ağızda sürekli veya tekrarlayan bir yanma hissinin varlığıyla karakterize kronik bir durumdur. Bu yanma hissi genellikle dil, damak, dudaklar, yanakların iç yüzeyi ve bazen de tüm ağız boşluğunu etkileyebilir. Çoğu zaman, ağızda herhangi bir fiziksel lezyon, yara veya belirgin bir patoloji bulunmaz. Bu durum, hastalar için hem fiziksel hem de psikolojik olarak oldukça yıpratıcı olabilir.

Belirtileri Nelerdir?

BMS’nin ana belirtisi, ağızda, özellikle dilde hissedilen yanma veya haşlanma hissidir. Bu his genellikle sabah hafif başlar ve gün içinde şiddetlenerek akşama doğru zirveye ulaşır. Ancak bazı kişilerde sürekli bir yanma hissi de görülebilir. Diğer yaygın belirtiler şunları içerir:

  • Tat alma bozuklukları (metalik veya acı tat gibi)
  • Ağız kuruluğu hissi (gerçek tükürük azlığı olmasa bile)
  • Karıncalanma veya uyuşma hissi
  • Yutma güçlüğü
  • Ağızda pul pul dökülme hissi
  • Sürekli susama hissi

Bu belirtiler yemek yeme, içme veya konuşma sırasında kötüleşebilir, bu da hastaların günlük aktivitelerini olumsuz etkiler.

BMS Neden Ortaya Çıkar? (Primer ve Sekonder)

Dil yanması sendromu, nedenine göre iki ana kategoriye ayrılır:

  • Primer (Esansiyel) BMS: Bu türde, ağızda yanmaya neden olabilecek herhangi bir tıbbi veya dişle ilgili neden bulunamaz. Sinir sistemindeki bir işlev bozukluğunun veya nöropatik bir bileşenin rol oynadığı düşünülmektedir. Bu, ağrı sinyallerinin yanlış yorumlanmasıyla ilişkili olabilir.
  • Sekonder BMS: Bu türde, yanma hissinin altında yatan belirli bir tıbbi durum veya yerel bir faktör vardır. Sekonder BMS’ye yol açabilecek nedenler oldukça çeşitlidir ve şunları içerebilir:
    • Vitamin ve mineral eksiklikleri (özellikle B12, folat, demir, çinko)
    • Hormonal değişiklikler (menopoz gibi)
    • Ağız kuruluğuna yol açan durumlar veya ilaçlar
    • Mantar enfeksiyonları (pamukçuk)
    • Asit reflü
    • Bazı ilaçlar (özellikle tansiyon ilaçları)
    • Alerjiler (diş macunu, gıdalar, protezler)
    • Diyabet
    • Tiroid hastalıkları
    • Diş protezleri veya dolgularla ilgili sorunlar
    • Stres, anksiyete ve depresyon gibi psikolojik faktörler

Bu nedenle, ağızda yanma hissi yaşayan kişilerin kapsamlı bir muayeneden geçmesi ve olası altta yatan nedenlerin araştırılması hayati önem taşır.

B12 Vitamininin Önemi ve Eksikliği

Kobalamin olarak da bilinen B12 vitamini, vücudumuz için temel bir besin maddesidir. Suda çözünen bu vitamin, insan vücudunda birçok hayati fonksiyonu yerine getirir. Ancak vücudumuz B12’yi kendi başına üretemediği için, onu diyetimizden veya takviyelerden almamız gerekir. Bitkisel gıdalarda doğal olarak bulunmaz; genellikle hayvansal ürünlerde bulunur.

B12 Vitamininin Vücuttaki Görevleri

B12 vitamini, sağlığımızın korunması için vazgeçilmezdir. Başlıca görevleri şunlardır:

  • Sinir Sistemi Fonksiyonları: Sinir liflerini koruyan miyelin kılıfının üretimi ve bakımı için kritik öneme sahiptir. Sinir hücreleri arasındaki iletişimi sağlar ve beyin fonksiyonlarını destekler.
  • Kırmızı Kan Hücresi Üretimi: DNA sentezinde rol oynayarak sağlıklı kırmızı kan hücrelerinin üretiminde yardımcı olur. Eksikliği, megaloblastik anemiye yol açabilir.
  • DNA Sentezi ve Hücre Bölünmesi: Vücuttaki her hücrenin sağlıklı bir şekilde büyümesi ve bölünmesi için gereklidir.
  • Enerji Üretimi: Vücudun besinleri enerjiye dönüştürmesine yardımcı olur, bu da yorgunluk ve halsizliğin önlenmesine katkıda bulunur.
  • Homosistein Seviyeleri: Homosistein adı verilen bir amino asidin kan seviyelerini düzenlemeye yardımcı olur. Yüksek homosistein seviyeleri kalp hastalığı riskini artırabilir.

B12 Eksikliğinin Nedenleri

B12 eksikliği dünya genelinde yaygın bir sorundur ve çeşitli nedenlerle ortaya çıkabilir:

  • Diyetsel Yetersizlik: Vegan veya vejetaryen diyet uygulayan kişiler, hayvansal ürün tüketmedikleri için B12 eksikliği riski altındadırlar.
  • Emilim Bozuklukları:
    • Pernisiyöz Anemi: Vücudun B12’yi emmesi için gerekli olan “intrensek faktör” proteinini üretemediği otoimmün bir durumdur.
    • Gastrointestinal Cerrahi: Mide küçültme ameliyatları veya bağırsak ameliyatları B12 emilimini bozabilir.
    • Kronik Sindirim Hastalıkları: Crohn hastalığı, çölyak hastalığı gibi durumlar B12 emilimini azaltabilir.
    • Yaş: Yaşlandıkça mide asidi üretimi azalabilir, bu da B12 emilimini zorlaştırır.
  • İlaçlar: Bazı ilaçlar, özellikle mide asidini azaltan proton pompa inhibitörleri ve metformin gibi diyabet ilaçları, uzun süreli kullanımda B12 emilimini olumsuz etkileyebilir.
  • Alkolizm: Aşırı alkol tüketimi, B12 emilimini ve depolanmasını bozabilir.

B12 Eksikliğinin Genel Belirtileri

B12 eksikliğinin belirtileri sinsi olabilir ve zamanla kötüleşebilir. En yaygın belirtiler şunlardır:

  • Yorgunluk, halsizlik ve enerji eksikliği
  • Ciltte solukluk veya sarılık
  • Nörolojik belirtiler: El ve ayaklarda uyuşma, karıncalanma, denge bozukluğu, kas zayıflığı, hafıza sorunları, konsantrasyon güçlüğü, depresyon, sinirlilik
  • Gastrointestinal sorunlar: Kabızlık, ishal, iştahsızlık, kilo kaybı
  • Oral belirtiler: Ağrılı, şiş veya pürüzsüz kırmızı dil (glossit), ağız ülserleri, ağız kenarlarında çatlaklar ve EVET, dil yanması hissi.

Dil Yanması Sendromu ile B12 Eksikliği Arasındaki Bağlantı

Ağızda hissedilen yanma, B12 eksikliğinin bir belirtisi olarak kabul edilmektedir. Bu bağlantı, B12 vitamininin vücudumuzdaki çeşitli rolleri göz önüne alındığında oldukça mantıklıdır. Özellikle sinir sağlığı ve hücre yenilenmesi üzerindeki etkileri, ağız sağlığıyla doğrudan ilişkilidir.

Olası Mekanizmalar

B12 eksikliğinin dil yanması sendromuna nasıl yol açabileceğine dair birkaç olası mekanizma bulunmaktadır:

  • Nöropati: B12 vitamini, sinir liflerinin etrafındaki koruyucu miyelin kılıfının oluşumu ve bakımı için elzemdir. Eksiklik durumunda, periferik sinirlerde hasar meydana gelebilir. Ağızdaki sinirlerin etkilenmesi, anormal ağrı sinyallerinin gönderilmesine veya sinir hassasiyetinin artmasına neden olarak yanma hissine yol açabilir. Bu durum, özellikle küçük lif nöropatisi olarak bilinen ve dilin duyusal sinirlerini etkileyen bir durumla ilişkilendirilmiştir.
  • Mukoza Sağlığı: B12 vitamini, hücre büyümesi ve bölünmesi için kritik öneme sahiptir. Ağız içi mukoza hücreleri sürekli olarak yenilenen hücrelerdir. B12 eksikliği, bu hücrelerin yenilenme hızını yavaşlatabilir veya anormal hücre oluşumuna neden olabilir. Bu da ağız mukozasının incelmesine, hassaslaşmasına ve enflamasyona yatkın hale gelmesine yol açarak yanma hissine neden olabilir. Dildeki papilla (tümsekçikler) kaybı da sıkça gözlemlenen bir durumdur.
  • Kan Hücresi Anormallikleri: B12 eksikliği, megaloblastik anemiye yol açarak oksijen taşıma kapasitesini azaltabilir. Ağız dokularına yeterli oksijen ulaşmaması, doku sağlığını olumsuz etkileyebilir ve enflamasyona veya yanma hissine katkıda bulunabilir.

Klinik Gözlemler ve Araştırmalar

Klinik araştırmalar ve vaka çalışmaları, B12 eksikliği ile dil yanması sendromu arasında güçlü bir ilişki olduğunu göstermektedir. Birçok BMS hastasında yapılan kan testlerinde B12 seviyelerinin düşük çıktığı veya normalin alt sınırında olduğu görülmüştür. Ayrıca, B12 takviyesi ile tedavi edilen bazı hastalarda dil yanması semptomlarında belirgin iyileşmeler kaydedilmiştir. Bu durum, B12 eksikliğinin sekonder BMS’nin önemli bir nedeni olabileceğini düşündürmektedir. Bu nedenle, BMS tanısı konmuş veya şüphesi olan her hastanın B12 seviyeleri kontrol edilmelidir.

Tanı ve Teşhis Süreci

Dil yanması sendromu ve B12 eksikliğinin tanısı, farklı yaklaşımlar gerektirse de, genellikle birbiriyle bağlantılıdır. Kapsamlı bir tıbbi geçmiş ve fiziksel muayene, doğru teşhisin temelini oluşturur.

Dil Yanması Sendromu Tanısı

BMS tanısı, bir “dışlama” tanısıdır. Yani, ağızdaki yanma hissine neden olabilecek diğer tüm olası tıbbi durumların ve lokal faktörlerin ekarte edilmesiyle konulur. Teşhis süreci genellikle şunları içerir:

  • Detaylı Tıbbi Geçmiş: Hastanın semptomları, başlangıç zamanı, şiddeti, günlük yaşam üzerindeki etkileri, kullanılan ilaçlar ve genel sağlık durumu hakkında bilgi alınır.
  • Ağız İçi Muayene: Diş hekimi veya kulak burun boğaz uzmanı tarafından ağız, dil, diş etleri ve boğaz detaylıca incelenir. Herhangi bir enfeksiyon, lezyon veya başka bir anormallik aranır.
  • Laboratuvar Testleri: Kan testleri ile vitamin (B12, folat, demir), mineral (çinko), tiroid hormonları ve kan şekeri seviyeleri kontrol edilir. Mantar enfeksiyonu şüphesi varsa sürüntü örneği alınabilir.
  • Alerji Testleri: Diş macunları, ağız gargaraları veya gıdalara karşı alerjiler değerlendirilebilir.
  • Görüntüleme: Nadiren, sinir hasarını veya diğer yapısal sorunları kontrol etmek için MR gibi görüntüleme yöntemlerine başvurulabilir.
  • Psikolojik Değerlendirme: Stres, anksiyete ve depresyon gibi psikolojik faktörlerin semptomlar üzerindeki etkisi değerlendirilebilir.

Tüm bu testler sonucunda yanma hissine neden olabilecek hiçbir spesifik durum bulunamazsa, primer BMS tanısı konulur. Ancak bir neden bulunursa (örneğin B12 eksikliği), bu durum sekonder BMS olarak değerlendirilir.

B12 Eksikliği Tanısı

B12 eksikliği genellikle basit bir kan testi ile teşhis edilir. Kan testinde bakılan ana göstergeler şunlardır:

  • Serum B12 Seviyesi: Kan dolaşımındaki B12 vitamini miktarını ölçer. Normal değerler laboratuvara göre değişmekle birlikte genellikle 200-900 pg/mL arasındadır. 200 pg/mL altı genellikle eksiklik olarak kabul edilir.
  • Metilmalonik Asit (MMA) ve Homosistein Seviyeleri: Bu maddeler, B12 eksikliğinde kanda yükselen belirteçlerdir. B12 seviyeleri normalin alt sınırında veya şüpheli durumlarda bu testler daha hassas bir gösterge sağlayabilir. Özellikle MMA testi, doku seviyesindeki B12 eksikliğini göstermede daha spesifik olabilir.
  • Tam Kan Sayımı (CBC): B12 eksikliğinin neden olduğu megaloblastik anemi durumunda, kırmızı kan hücrelerinin sayısının azalması ve boyutlarının artması (MCV değerinin yüksek olması) görülebilir.
  • İntrensek Faktör Antikorları: Pernisiyöz anemi şüphesi varsa, intrensek faktöre karşı antikorların varlığı araştırılabilir.

Doğru tanı, etkili bir tedavi planının oluşturulması için hayati öneme sahiptir. Özellikle dil yanması sendromu gibi kronik ve yaşam kalitesini düşüren bir rahatsızlıkta, B12 eksikliği gibi düzeltilebilir nedenlerin gözden kaçırılmaması gerekir.

Tedavi Yaklaşımları ve Yönetim

Dil yanması sendromu ve B12 eksikliği arasındaki bağlantı göz önüne alındığında, tedavi yaklaşımları genellikle bu iki durumu birlikte ele alır. Tedavinin amacı, semptomları hafifletmek, altta yatan nedeni düzeltmek ve hastanın yaşam kalitesini artırmaktır.

Dil Yanması Sendromu İçin Tedavi Seçenekleri

Primer BMS’nin tedavisi genellikle semptomatik rahatlama sağlamaya odaklanır, çünkü spesifik bir nedeni yoktur. Sekonder BMS’de ise altta yatan nedenin tedavisi esastır.

  • İlaç Tedavisi:
    • Antidepresanlar ve Anksiyolitikler: Düşük doz trisiklik antidepresanlar veya benzodiazepinler, ağrı algısını modüle ederek veya eşlik eden anksiyete/depresyonu azaltarak semptomları hafifletebilir.
    • Antikonvülsanlar: Gabapentin gibi nöropatik ağrı için kullanılan ilaçlar bazı hastalarda etkili olabilir.
    • Topikal Uygulamalar: Kapsaisin gibi acı biber özleri içeren ağız gargaraları veya kremler, sinir uçlarını duyarsızlaştırarak geçici rahatlama sağlayabilir. Lidokain içeren gargaralar da kullanılabilir.
  • Ağız Bakımı ve Yaşam Tarzı Değişiklikleri:
    • Ağızda kuruluğu önlemek için bol su içmek, şekersiz sakız çiğnemek.
    • Alkol, tütün, baharatlı ve asitli yiyeceklerden kaçınmak.
    • Sodyum lauril sülfat (SLS) içermeyen diş macunları kullanmak.
    • Stres yönetimi teknikleri (meditasyon, yoga) uygulamak.
  • Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT): Psikolojik faktörlerin önemli olduğu durumlarda, BDT ağrıyla başa çıkma stratejileri geliştirmeye yardımcı olabilir.

B12 Eksikliği Tedavisi

B12 eksikliği tedavisinin amacı, vücuttaki B12 seviyelerini normale döndürmek ve eksikliğin altında yatan nedeni ele almaktır. Tedavi planı, eksikliğin şiddetine ve nedenine bağlı olarak değişir.

  • B12 Enjeksiyonları: Şiddetli eksikliği olan veya emilim sorunları yaşayan (örneğin pernisiyöz anemisi olan) hastalarda B12 enjeksiyonları genellikle ilk tercihtir. Bu enjeksiyonlar kas içine yapılır ve hızlı bir şekilde B12 seviyelerini yükseltir. Başlangıçta haftada birkaç kez, daha sonra aylık olarak devam edebilir.
  • Oral B12 Takviyeleri: Hafif eksikliği olan veya emilim sorunu olmayan kişilerde yüksek doz oral B12 takviyeleri etkili olabilir. Özellikle vegan veya vejetaryen diyet uygulayan kişilerin düzenli olarak oral takviye alması önerilir.
  • Nazal Spreyler veya Dil Altı Tabletleri: Enjeksiyon tercih etmeyen veya emilim sorunları hafif olan bazı hastalarda bu yöntemler de kullanılabilir.
  • Diyet Değişiklikleri: Eksikliğin diyetle ilgili olduğu durumlarda, B12 açısından zengin gıdaların (et, balık, yumurta, süt ürünleri, B12 ile zenginleştirilmiş tahıllar) tüketimini artırmak önemlidir.
  • Altta Yatan Nedenin Tedavisi: Eğer B12 eksikliği belirli bir ilaç kullanımı veya sindirim hastalığına bağlıysa, bu durumun yönetimi veya ilacın ayarlanması da tedavi planının bir parçası olabilir.

Destekleyici Tedaviler ve Yaşam Tarzı Değişiklikleri

Hem BMS hem de B12 eksikliğinde genel sağlık durumunu destekleyici yaklaşımlar önemlidir:

  • Yeterli ve Dengeli Beslenme: Genel vitamin ve mineral alımına dikkat etmek.
  • Stres Yönetimi: Stresin her iki durumu da tetikleyebileceği veya kötüleştirebileceği unutulmamalıdır.
  • Düzenli Doktor Kontrolleri: Tedavinin etkinliğini izlemek ve olası yan etkileri yönetmek için düzenli kontroller önemlidir.
ÖzellikDil Yanması Sendromu (BMS)B12 Eksikliği
TanımAğızda belirgin bir neden olmaksızın yanma hissiyle karakterize kronik ağrı durumu.Vücutta yeterli B12 vitamini bulunmaması durumu.
Ana BelirtilerAğızda yanma/haşlanma, tat değişikliği, ağız kuruluğu hissi.Yorgunluk, anemi, nörolojik sorunlar (uyuşma, karıncalanma), dil iltihabı (glossit), dil yanması.
Primer NedenlerSinir sistemi disfonksiyonu (esansiyel/idiopatik).Diyetsel alım eksikliği (vegan), emilim sorunları (pernisiyöz anemi, mide cerrahisi), ilaçlar.
B12 İlişkisiSekonder BMS’nin olası nedenlerinden biridir; eksiklik, ağızdaki sinirleri veya mukozayı etkileyebilir.Dil yanması, B12 eksikliğinin oral belirtilerinden biri olabilir.
TanıDışlama tanısı; diğer tüm olası nedenler elendikten sonra konulur. Kan testleri yardımcıdır.Kan testleri (serum B12, MMA, homosistein, tam kan sayımı) ile kolayca teşhis edilir.
Tedavi YaklaşımıSemptomatik rahatlama (ilaçlar, yaşam tarzı değişiklikleri) veya altta yatan nedenin tedavisi (sekonder ise).B12 takviyeleri (enjeksiyon, oral), diyet düzenlemesi, altta yatan emilim sorununun tedavisi.

Sonuç

Dil yanması sendromu, çoğu zaman karmaşık ve rahatsız edici bir durum olsa da, altta yatan nedenlerin titizlikle araştırılmasıyla yönetilebilir. B12 eksikliği, bu gizemli yanma hissinin önemli ve sıklıkla gözden kaçan bir tetikleyicisi olabilir. Ağız sağlığımız ve genel refahımız için hayati öneme sahip olan B12 vitamini, sinir fonksiyonlarından hücre yenilenmesine kadar pek çok süreçte kritik bir rol oynar. Eğer ağızda sürekli bir yanma hissi yaşıyorsanız, doktorunuzla konuşarak B12 seviyelerinizi kontrol ettirmeniz büyük önem taşır. Doğru tanı ve zamanında başlanan tedavi ile bu rahatsız edici semptomlardan kurtulmak ve yaşam kalitenizi artırmak mümkündür.

Sıkça Sorulan Sorular

Dil yanması sendromu bulaşıcı mıdır?

Hayır, dil yanması sendromu bulaşıcı değildir. Bu durum, ağızdaki sinirlerin işlev bozukluğu veya altta yatan bir sağlık sorunundan kaynaklanan kronik bir ağrı durumudur.

B12 eksikliğinin ağızda başka hangi belirtileri olabilir?

B12 eksikliği, dil yanmasına ek olarak, dilde kızarıklık, şişme, pürüzsüzleşme (papilla kaybı), ağız ülserleri, ağız köşelerinde çatlaklar ve tat alma duyusunda bozukluklar gibi belirtilere neden olabilir.

Dil yanması sendromu ne kadar sürer?

Dil yanması sendromu kronik bir durum olup haftalar, aylar ve hatta yıllarca sürebilir. Sekonder BMS ise altta yatan neden tedavi edildiğinde genellikle düzelir. Primer BMS’de ise semptom yönetimi ömür boyu sürebilir.

B12 takviyeleri dil yanması sendromunu her zaman iyileştirir mi?

Eğer dil yanması sendromunuzun nedeni B12 eksikliği ise, B12 takviyeleri semptomlarda belirgin bir iyileşme sağlayabilir. Ancak, BMS’nin birçok farklı nedeni olabileceği için, B12 takviyesi her vakada etkili olmayabilir.

Hangi yiyeceklerde B12 vitamini bulunur?

B12 vitamini genellikle hayvansal ürünlerde bulunur. En zengin kaynaklar arasında et (özellikle karaciğer ve böbrek gibi sakatatlar), balık (somon, ton balığı), deniz ürünleri, yumurta, süt ve süt ürünleri yer alır. Bazı tahıllar ve bitkisel sütler B12 ile zenginleştirilebilir.

Veganlar B12 eksikliğini nasıl önleyebilir?

Veganlar, diyetlerinde doğal olarak B12 bulunmadığı için düzenli olarak B12 takviyesi almalı veya B12 ile zenginleştirilmiş gıdalar (bazı bitkisel sütler, kahvaltılık tahıllar) tüketmelidirler.

Dil yanması sendromu hangi yaş grubunda daha sık görülür?

Dil yanması sendromu genellikle orta yaş ve üzeri yetişkinlerde, özellikle menopoz sonrası kadınlarda daha sık görülür. Ancak her yaşta ortaya çıkabilir.

B12 eksikliği kalıcı hasarlara yol açabilir mi?

Evet, uzun süreli ve şiddetli B12 eksikliği tedavi edilmezse sinir sisteminde kalıcı hasarlara yol açabilir. Bu nedenle erken teşhis ve tedavi çok önemlidir.

Dil yanması sendromu için hangi doktora başvurmalıyım?

İlk olarak aile hekiminize veya bir diş hekimine başvurabilirsiniz. Gerekirse sizi bir kulak burun boğaz uzmanına, dermatologa, nöroloğa veya bir dahiliye uzmanına yönlendirebilirler.

B12 seviyem normal olsa bile B12 takviyesi almam gerekir mi?

Kan testinizde B12 seviyeleriniz normal veya yüksek ise, doktorunuz önermedikçe ek takviye almanıza genellikle gerek yoktur. Ancak, B12 seviyeniz normalin alt sınırına yakınsa veya belirtileriniz varsa, doktorunuz daha ileri testler isteyebilir veya takviye önerebilir.

Yorum Ekle

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Oturarak Çalışanlar İçin Soleus Mikro Egzersizleriyle Kan Şekeri ve Metabolizma Yönetimi
10 Ocak 2026

Oturarak Çalışanlar İçin Soleus Mikro Egzersizleriyle Kan Şekeri ve Metabolizma Yönetimi

Dil Yanması Sendromu ve B12 Eksikliği: Ağıza Giren Gizemli Yanma Hissinin Perde Arkası