
Öğretmenlik, toplumun en kutsal ve en saygın mesleklerinden biridir. Gelecek nesilleri şekillendiren, onlara bilgi ve değerler aşılayan öğretmen adayları, bu yola çıkarken çeşitli sınav ve mülakat süreçlerinden geçtikleri gibi, mesleki yeterliliklerinin yanı sıra fiziksel ve ruhsal sağlık açısından da belirli kriterleri karşılamak zorundadırlar. Ancak bazen bu süreç, özellikle antipsikotik ilaç kullanan aday öğretmenler için karmaşık ve zorlayıcı bir hal alabilir. Bu rehber yazıda, antipsikotik kullanan aday öğretmenlerin sağlık raporu sürecini, bu süreçte sahip oldukları yasal hakları ve karşılaşabilecekleri zorluklarla nasıl başa çıkabileceklerini detaylı bir şekilde ele alacağız. Amacımız, aday öğretmenlerin haklarını bilerek ve bilinçli bir şekilde hareket ederek meslek hayallerine ulaşmalarına yardımcı olmaktır.
- 1. Antipsikotik Kullanımı ve Öğretmenlik Mesleği Algısı
- 1.1. Toplumsal Algılar ve Stigma
- 1.2. Öğretmenlik Mesleğinin Hassasiyetleri
- 2. Sağlık Raporu Süreci: Adım Adım Rehber
- 2.1. İlk Başvuru ve Gerekli Belgeler
- 2.2. Psikiyatri Muayenesi ve Değerlendirme
- 2.3. Komisyon Değerlendirmesi ve Karar
- 2.4. Karara İtiraz Hakları
- 3. Yasal Haklar ve Mevzuat
- 3.1. Türk Medeni Kanunu ve Çalışma Hakları
- 3.2. Engelli Hakları ve Ayrımcılık Yasağı
- 3.3. Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK)
- 3.4. Adli Süreçler ve Hukuki Destek
- 4. Süreçte Dikkat Edilmesi Gerekenler ve Öneriler
- 4.1. Şeffaflık ve Dürüstlük
- 4.2. Uzman Desteği Almanın Önemi
- 4.3. Belgelerin Doğruluğu ve Eksiksizliği
- 4.4. Öz Bakım ve Psikolojik Sağlamlık
- 5. Zorluklarla Başa Çıkma ve Geleceğe Yönelik Bakış
- 5.1. Destek Grupları ve Psikososyal Destek
- 5.2. Kariyer Planlaması ve Alternatifler
- 5.3. Mesleki Gelişim ve Adaptasyon
Antipsikotik Kullanımı ve Öğretmenlik Mesleği Algısı
Toplumda ruh sağlığı bozukluklarına yönelik algılar, ne yazık ki hala bazı önyargılar ve damgalanma (stigma) içerebilmektedir. Antipsikotik ilaç kullanımı da bu önyargıların hedefi olabilen bir durumdur. Öğretmenlik gibi doğrudan insanlarla, özellikle de çocuklarla etkileşimi gerektiren bir meslekte bu algılar daha da belirginleşebilir. Bu bölüm, hem toplumsal algıları hem de mesleğin hassasiyetlerini anlamaya odaklanacaktır.
Toplumsal Algılar ve Stigma
Antipsikotik ilaçlar genellikle şizofreni, bipolar bozukluk gibi ciddi ruhsal rahatsızlıkların tedavisinde kullanılır. Ancak, bu ilaçların kullanım yelpazesi oldukça geniştir ve bazı durumlarda anksiyete, depresyon veya uyku sorunları gibi daha yaygın durumlar için de düşük dozlarda reçete edilebilir. Toplumda yaygın olan yanlış inanışlar, antipsikotik kullanan kişilerin kontrolsüz, tehlikeli veya işlevsiz oldukları yönündedir. Bu tür damgalayıcı düşünceler, bireylerin iş bulma, sosyal entegrasyon ve hatta sağlık hizmetlerine erişim gibi temel haklarını olumsuz etkileyebilir. Aday öğretmenler de bu tür önyargılarla karşı karşıya kalabilirler. Bu durum, kişinin özgüvenini sarsabileceği gibi, rapor sürecinde de gereksiz engellerle karşılaşmasına neden olabilir.
Öğretmenlik mesleği, öğrencilere rol model olma, sınıf yönetimi ve kriz anlarında soğukkanlılıkla karar verme gibi özellikler gerektirir. Bu algı, antipsikotik kullanan bir bireyin bu vasıfları taşıyamayacağı yönünde haksız bir varsayıma yol açabilir. Oysaki modern tıp, doğru tedavi ve takip ile ruhsal rahatsızlıkları olan bireylerin normal ve üretken bir yaşam sürebileceğini kanıtlamıştır. Önemli olan, hastalığın stabil hale gelmesi, kişinin ilaçlarını düzenli kullanması ve doktor kontrolünde olmasıdır.
Öğretmenlik Mesleğinin Hassasiyetleri
Öğretmenlik mesleği, belirli etik ve profesyonel standartlara sahip olmayı gerektirir. Öğretmenlerin, öğrencilerin fiziksel ve duygusal güvenliğini sağlama, pedagojik becerileri kullanma, velilerle ve meslektaşlarla etkili iletişim kurma gibi sorumlulukları vardır. Bu hassasiyetler, sağlık raporu sürecinde özellikle ruh sağlığı değerlendirmesinde dikkate alınan faktörlerdir. Ancak, bu durum, antipsikotik kullanan her adayın otomatik olarak mesleğe uygun olmadığı anlamına gelmez.
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) mevzuatında, öğretmen adaylarında aranan genel sağlık koşulları belirtilmiştir. Bu koşullar, genellikle kişinin mesleğini yapmasına engel teşkil edecek bulaşıcı hastalıklar veya sürekli iş göremezliğe yol açan durumlar üzerinedir. Ruhsal sağlık açısından ise, kişinin kendini ve çevresini tehlikeye atacak, görevini yapmasına sürekli engel olacak veya sürekli dikkat, algı ve muhakeme bozukluklarına yol açan durumlar değerlendirme konusu yapılır. Antipsikotik kullanıyor olmak tek başına bir engel teşkil etmez; önemli olan, hastalığın seyrinin stabil olması, kişinin tedaviye uyumu ve mesleki görevlerini eksiksiz yerine getirebilecek durumda olmasıdır.
Sağlık Raporu Süreci: Adım Adım Rehber
Aday öğretmenlerin memuriyete girişlerinde talep edilen sağlık raporu, genellikle tam teşekküllü bir devlet hastanesinden veya üniversite hastanesinden alınır. Antipsikotik kullanan adaylar için bu süreç, psikiyatri muayenesi başta olmak üzere bazı özel değerlendirmeleri içerebilir. Sürecin her adımını dikkatlice takip etmek ve hakları bilmek önemlidir.
İlk Başvuru ve Gerekli Belgeler
Öğretmen adayları, atama yerleri belli olduktan sonra atama için istenen belgeler arasında “sağlık raporu”nun da bulunduğunu göreceklerdir. Bu rapor için öncelikle yetkili bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerekmektedir. Başvuru sırasında genellikle T.C. kimlik kartı, atama belgesi veya görevlendirme yazısı gibi temel belgeler istenir. Ayrıca, daha önce bir ruh sağlığı tedavisi görmüş olan adayların, mevcut durumlarını gösteren güncel doktor raporları, epikrizler ve kullandıkları ilaçların listesi gibi belgeleri yanlarında bulundurmaları, sürecin daha hızlı ve doğru ilerlemesine yardımcı olabilir.
Başvuru esnasında, ilgili birim size hangi polikliniklere muayene olmanız gerektiğini belirten bir form verecektir. Bu formda genellikle dahiliye, göz, kulak burun boğaz, genel cerrahi, nöroloji ve psikiyatri gibi ana branşlar yer alır. Antipsikotik kullanımı olan adaylar için psikiyatri polikliniği ziyareti kritik öneme sahiptir.
Psikiyatri Muayenesi ve Değerlendirme
Psikiyatri muayenesi, sağlık raporu sürecinin en hassas aşamalarından biridir. Muayene sırasında psikiyatri uzmanı, kişinin genel ruhsal durumunu, kullandığı ilaçları, tedavi geçmişini ve hastalığın seyrini değerlendirecektir. Bu değerlendirmede şunlar göz önünde bulundurulur:
- Hastalığın Tanısı ve Seyri: Tanı konulan rahatsızlık, ne kadar süredir devam ettiği, atak sıklığı ve şiddeti.
- Tedaviye Uyum: İlaçların düzenli kullanılıp kullanılmadığı, tedaviye cevabı ve yan etkiler.
- Sosyal ve Mesleki İşlevsellik: Kişinin günlük yaşam aktivitelerini, sosyal ilişkilerini ve önceki iş deneyimlerini sürdürme becerisi.
- Risk Değerlendirmesi: Kendine veya başkalarına zarar verme riski, intihar eğilimi veya saldırganlık potansiyeli.
- Mesleki Yeterlilik: Öğretmenlik mesleğini icra etmeye engel teşkil edecek düzeyde dikkat, konsantrasyon, bellek veya muhakeme bozukluğu olup olmadığı.
Adayın bu muayenede dürüst ve açık olması, tüm tedavi geçmişini ve ilaç kullanımını eksiksiz olarak paylaşması son derece önemlidir. Psikiyatri uzmanı, bu bilgileri değerlendirerek kişinin mesleğini yapmasına engel bir durum olup olmadığına dair ön bir kanaat oluşturur. Gerekirse ek tetkikler, psikolojik testler veya konsültasyonlar isteyebilir.
Komisyon Değerlendirmesi ve Karar
Tüm poliklinik muayeneleri tamamlandıktan sonra, toplanan raporlar bir sağlık kurulu komisyonu tarafından değerlendirilir. Bu komisyon, farklı uzmanlık alanlarından doktorlardan oluşur ve adayın genel sağlık durumunu, mesleği icra etmesine engel bir durum olup olmadığını toplu bir şekilde inceler. Psikiyatri raporu, komisyonun kararında önemli bir rol oynar. Komisyon, adayın antipsikotik kullanıyor olmasını tek başına bir engel olarak görmez, daha çok ilacın hangi rahatsızlık için kullanıldığı, hastalığın stabil olup olmadığı ve kişinin mesleki görevlerini yerine getirme kapasitesine odaklanır.
Komisyon, rapor sonucunda adayın “Öğretmenlik yapmasına engel yoktur” veya “Öğretmenlik yapmasına engel vardır” şeklinde bir karar verebilir. Eğer karar olumsuz olursa, bu kararın gerekçeleri açıkça belirtilmelidir. Olumsuz karar durumunda, adayın itiraz hakları devreye girer.
Karara İtiraz Hakları
Sağlık kurulu raporunun olumsuz çıkması durumunda, aday öğretmenlerin yasal itiraz hakları bulunmaktadır. Bu haklar genellikle iki aşamalıdır:
- İlk İtiraz: Aday, raporu düzenleyen hastanenin sağlık kuruluna itiraz edebilir. Bu itiraz genellikle raporun tebliğ edildiği tarihten itibaren belirli bir süre içinde (örneğin, 15 gün) yapılır. İtiraz üzerine, aynı hastane bünyesinde farklı bir sağlık kurulu veya üst kurul tarafından yeniden değerlendirme yapılabilir.
- Üst Kurula Sevk: Eğer ilk itiraz sonucu da olumsuz olursa veya aday doğrudan bu yolu tercih ederse, Yüksek Sağlık Şurası’na veya benzeri bir üst kurula sevk talebinde bulunulabilir. Bu kurul, farklı bir heyetle daha detaylı bir inceleme yapar ve nihai kararı verir. Üst kurul kararı genellikle bağlayıcıdır. Bu aşamada, adayın tüm tıbbi belgelerini, önceki raporları ve varsa kendi özel doktorundan aldığı destekleyici raporları sunması faydalı olacaktır.
İtiraz süreçlerinde zaman kısıtlamaları olduğu için adayların hızlı hareket etmeleri ve hukuki destek almaları tavsiye edilir. İdari yargıya başvurmadan önce bu iç hukuk yollarının tüketilmesi önemlidir.
Yasal Haklar ve Mevzuat
Antipsikotik kullanan aday öğretmenlerin sağlık raporu sürecinde karşılaştıkları durumlar, çeşitli yasal düzenlemeler çerçevesinde ele alınmalıdır. Türk mevzuatı, kişisel verilerin korunması, ayrımcılık yasağı ve engelli hakları konusunda önemli güvenceler sunmaktadır.
Türk Medeni Kanunu ve Çalışma Hakları
Türk Medeni Kanunu (TMK) ve Borçlar Kanunu gibi temel kanunlar, bireylerin çalışma ve yaşam haklarını güvence altına alır. Herkesin çalışma hakkı vardır ve bu hak, ancak yasal düzenlemelerle kısıtlanabilir. Öğretmenlik gibi kamu hizmeti niteliğindeki mesleklerde, kişilerin belirli yeterliliklere sahip olması beklenir. Ancak, bu yeterlilik kriterleri objektif olmalı ve keyfi uygulamalara yol açmamalıdır. Bir kişinin antipsikotik kullanıyor olması, tek başına mesleki yeterliliğini veya çalışma kapasitesini ortadan kaldırmaz.
İş Hukuku prensipleri gereğince, bir çalışanın işe alınması veya çalışmaya devam etmesi, ancak işini yapmasına engel teşkil eden objektif ve tıbbi bir durum varsa reddedilebilir. Ruhsal rahatsızlıklar da bu kapsamda değerlendirilirken, modern tıp anlayışı ve sosyal entegrasyon ilkeleri göz önünde bulundurulmalıdır. İyileşmiş veya stabil hale gelmiş bir rahatsızlığın, bireyin mesleki hayatına kalıcı bir engel teşkil etmemesi esastır.
Engelli Hakları ve Ayrımcılık Yasağı
Türkiye, Birleşmiş Milletler Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme’ye taraf bir ülkedir ve bu sözleşmenin gerekliliklerini iç hukukuna yansıtmıştır. 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun ve ilgili mevzuat, engellilerin ayrımcılığa uğramadan tam ve eşit katılımını hedefler. Ruhsal rahatsızlıklar da, belirli koşullar altında engellilik kapsamına girebilir. Eğer bir kişinin ruhsal rahatsızlığı, sosyal yaşamını, mesleki kapasitesini veya eğitimini önemli ölçüde etkileyen sürekli bir duruma dönüşmüşse, bu kişi engelli statüsünde değerlendirilebilir.
Engelli statüsünde olan kişilere pozitif ayrımcılık uygulanması ve işe alım süreçlerinde ek haklar tanınması söz konusu olabilir. Ancak, antipsikotik kullanan her aday öğretmen engelli statüsünde değildir. Önemli olan, kişinin rahatsızlığının sürekli olup olmadığı, işlevselliği üzerindeki etkisi ve hastalığın seyrinin stabil hale gelip gelmediğidir. Sağlık raporu sürecinde, kişinin engelli statüsünde olup olmadığına dair bir değerlendirme de yapılabilir. Eğer kişi engelli statüsünde kabul edilirse, atama süreçlerinde engelli kontenjanından faydalanma gibi haklara sahip olabilir. Ancak temel ilke, mesleki görevi yerine getirebilecek durumda olan hiçbir adayın sırf rahatsızlığı nedeniyle ayrımcılığa uğramamasıdır.
Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK)
6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK), kişilerin özel nitelikli kişisel verilerinin (sağlık verileri bu kategoriye girer) korunmasını amaçlar. Sağlık raporu süreci boyunca elde edilen tüm tıbbi bilgiler, “özel nitelikli kişisel veri” kategorisindedir ve son derece gizlidir. Bu veriler, ilgili yasal düzenlemeler ve kişinin açık rızası olmaksızın üçüncü kişilerle paylaşılamaz, amaç dışında kullanılamaz.
Sağlık kurulu raporu, sadece ilgili atama birimine ve yasal zorunluluk gereği talep eden yetkili makamlara iletilmelidir. Bu verilerin, adayın onayı olmadan başka kurumlarla veya kişilerle paylaşılması, KVKK ihlali anlamına gelir ve hukuki sorumluluk doğurur. Aday öğretmenlerin, sağlık verilerinin gizliliği konusunda haklarını bilmeleri ve gerekli durumlarda yasal yollara başvurmaları mümkündür.
Adli Süreçler ve Hukuki Destek
Sağlık kurulu raporunun olumsuz çıkması ve itiraz yollarının tükenmesi durumunda, aday öğretmenler idari yargı yoluna başvurabilirler. İdari yargıda açılacak bir iptal davası ile sağlık kurulu kararının hukuka aykırılığı ileri sürülebilir. Bu tür davalarda, mahkeme genellikle dosya üzerinden veya bilirkişi incelemesi ile kişinin sağlık durumunu ve mesleki yeterliliğini yeniden değerlendirir.
Adli süreçler karmaşık olabilir ve uzmanlık gerektirir. Bu nedenle, bir avukattan hukuki destek almak son derece önemlidir. Avukat, dava sürecini yönetmenize, gerekli delilleri sunmanıza ve haklarınızı savunmanıza yardımcı olacaktır. Hukuki süreçte, hastalığın stabil seyrettiğini, tedaviye uyumun tam olduğunu ve kişinin mesleğini yapmasına engel bir durumun olmadığını gösteren doktor raporları ve diğer tıbbi belgeler büyük önem taşır.
Süreçte Dikkat Edilmesi Gerekenler ve Öneriler
Antipsikotik kullanan aday öğretmenlerin sağlık raporu sürecinde başarılı olmaları için dikkat etmeleri gereken bazı kritik noktalar ve uygulayabilecekleri stratejiler bulunmaktadır.
Şeffaflık ve Dürüstlük
Sağlık raporu sürecinde, doktorlara ve komisyona karşı şeffaf ve dürüst olmak esastır. Tedavi geçmişini veya kullanılan ilaçları gizlemeye çalışmak, ilerleyen dönemlerde daha büyük sorunlara yol açabilir. Çünkü sağlık kayıtları genellikle birbirine bağlıdır ve gizlenen bilgiler ortaya çıktığında güven kaybına neden olabilir. Açık ve dürüst bir iletişim, doktorların doğru değerlendirme yapmasını sağlar ve adayın tedaviye uyumlu, sorumluluk sahibi bir birey olduğunu gösterir.
Doktorunuza, ilaçlarınızı düzenli kullandığınızı, yan etkilerle nasıl başa çıktığınızı ve günlük hayatınızı aksatacak önemli bir şikayetinizin olmadığını net bir şekilde ifade edin. Mesleği icra etme yeteneğiniz ve motivasyonunuz hakkında da bilgi verin.
Uzman Desteği Almanın Önemi
Sürecin başından itibaren, kendi takip eden psikiyatri uzmanınızdan destek almak önemlidir. Uzman doktorunuzdan, mevcut durumunuzu, hastalığın seyrini, tedaviye uyumunuzu ve mesleği yapmanıza engel bir durumun olmadığını belirten detaylı bir rapor isteyin. Bu rapor, sağlık kurulu değerlendirmesinde güçlü bir destekleyici belge olacaktır. Gerekirse, farklı bir uzmandan ikinci bir görüş almak da faydalı olabilir.
Hukuki süreçler için de alanında uzman bir avukattan danışmanlık almak, hak kayıplarını önlemek adına büyük önem taşır. Bir avukat, itiraz dilekçelerinin hazırlanması, dava açılması ve süreç takibi konularında size rehberlik edecektir.
Belgelerin Doğruluğu ve Eksiksizliği
Tüm tıbbi belgelerinizin (epikrizler, ilaç raporları, test sonuçları vb.) eksiksiz ve güncel olduğundan emin olun. Bu belgelerin bir kopyasını kendinizde bulundurun ve ilgili kurumlara sunarken düzenli bir şekilde organize edin. Belgelerdeki herhangi bir tutarsızlık veya eksiklik, süreci uzatabilir veya aleyhinize sonuçlanmasına neden olabilir.
Özellikle ilaç kullanım raporları ve güncel reçeteler, antipsikotik kullanımınızın doktor kontrolünde ve belirli bir tedavi planı dahilinde olduğunu göstermesi açısından kritik öneme sahiptir.
Öz Bakım ve Psikolojik Sağlamlık
Bu süreç, aday öğretmenler için stresli ve yıpratıcı olabilir. Bu nedenle, kişisel öz bakımınıza dikkat etmek ve psikolojik sağlamlığınızı korumak hayati önem taşır. Düzenli egzersiz, dengeli beslenme, yeterli uyku ve sosyal destek, stresle başa çıkmanıza yardımcı olacaktır.
Gerekirse, bir psikolog veya danışmandan destek alarak bu zorlu süreçle daha iyi başa çıkabilirsiniz. Unutmayın ki, ruhsal sağlığınız, hem bu süreci atlatmanız hem de gelecekteki öğretmenlik kariyeriniz için en değerli varlığınızdır.
Zorluklarla Başa Çıkma ve Geleceğe Yönelik Bakış
Antipsikotik kullanan aday öğretmenlerin bu süreçte karşılaşabileceği zorluklar sadece bürokratik engellerle sınırlı değildir. Toplumsal önyargılar, kişisel kaygılar ve belirsizlikler de süreci daha da karmaşık hale getirebilir. Ancak, doğru stratejilerle bu zorlukların üstesinden gelmek ve mesleki hayallere ulaşmak mümkündür.
Destek Grupları ve Psikososyal Destek
Benzer deneyimleri yaşayan diğer aday öğretmenlerle veya ruhsal rahatsızlığı olan bireylerle iletişim kurmak, yalnızlık hissini azaltabilir ve karşılıklı destek sağlamanın yollarını açabilir. Destek grupları, tecrübe paylaşımı, moral motivasyon ve pratik bilgiler edinme konusunda önemli bir rol oynar. Ayrıca, ruh sağlığı dernekleri veya vakıfları aracılığıyla psikososyal destek hizmetlerine erişim sağlamak, kişinin bu süreçte daha güçlü durmasına yardımcı olabilir.
Aile ve arkadaş çevrenizin desteği de bu dönemde çok kıymetlidir. Onlarla açıkça konuşmak ve duygularınızı paylaşmak, stresle başa çıkmada önemli bir faktördür.
Kariyer Planlaması ve Alternatifler
Her ne kadar ana hedef öğretmenlik mesleği olsa da, süreç beklenen şekilde ilerlemeyebilir. Bu gibi durumlarda alternatif kariyer yollarını ve plan B’leri düşünmek, olası hayal kırıklıklarının önüne geçebilir. Özel sektörde öğretmenlik, eğitim danışmanlığı, rehberlik veya sivil toplum kuruluşlarında çalışma gibi seçenekler değerlendirilebilir. Unutulmamalıdır ki, bir kapı kapandığında başka kapılar açılabilir ve bireyin değeri sadece bir meslekle sınırlı değildir.
Bu alternatifleri araştırmak ve kendinizi farklı alanlarda da geliştirmek, hem özgüveninizi artıracak hem de geleceğe daha umutla bakmanızı sağlayacaktır.
Mesleki Gelişim ve Adaptasyon
Eğer öğretmenlik mesleğine başlama hakkı elde edilirse, bu süreçteki deneyimler kişisel ve mesleki gelişim için bir fırsat olarak görülebilir. Kendi ruh sağlığı yolculuğunuz, öğrencilerin ruhsal sağlığına ve farklılıklarına karşı daha empatik ve anlayışlı bir öğretmen olmanızı sağlayabilir. Mesleki adaptasyon sürecinde, okul idaresi ve meslektaşlarla açık iletişim kurmak, destek almak ve gerektiğinde yardım istemekten çekinmemek önemlidir.
Sürekli mesleki gelişim, güncel pedagojik yaklaşımları takip etmek ve kişisel refahı ön planda tutmak, başarılı ve sürdürülebilir bir öğretmenlik kariyerinin temel taşlarıdır.
Antipsikotik kullanan aday öğretmenler için sağlık raporu süreci, bürokratik engeller, toplumsal önyargılar ve kişisel kaygılar nedeniyle zorlu geçebilir. Ancak, bu süreçte haklarını bilmek, şeffaf olmak, uzman desteği almak ve psikolojik sağlamlığını korumak hayati önem taşır. Türk mevzuatı, kişisel verilerin korunması ve ayrımcılık yasağı gibi konularda önemli güvenceler sunmaktadır. Unutulmamalıdır ki, antipsikotik kullanıyor olmak, tek başına bir kişinin öğretmenlik mesleğini yapamayacağı anlamına gelmez. Önemli olan, hastalığın stabil seyretmesi, tedaviye uyum ve mesleki görevleri eksiksiz yerine getirebilecek durumda olmaktır. Her aday öğretmenin, mesleki hayallerine ulaşma yolunda haklarını arama ve savunma gücü bulunmaktadır. Umutlu olmak, bilgilenmek ve mücadele etmek, bu sürecin üstesinden gelmenin anahtarıdır.




